Can başıyla çaresizce onayladıktan sonra Alev sürahiden ayakkabısının alacağı kadar su doldurup ,eğer su içmek istersen burdan içebilirsin canım. Bak ikisinide doldurdum canım, dedi ve ekledi, şimdi kahvaltı yapacağız tatlım. Çok güzel yemekler hazırladım sana, dedikten sonra kahvaltı masasını donattı. Can anlamıyordu. Herhalde ayağa kalkmama izin verecek diye düşünerek sevindi. Ama öyle olmadı. Masaya koyduklarının bir kısmını masanın altına düzenli bir şekilde yerleştirdi. Ana yemekleri terliğinin üstüne yerleştirdi. Yumurta, peynir, zetin ve ekmek bir tabağın üstünde durur gibi terliğinin üstünde duruyordu. Can bunları görünce hayret etti ama alışmaya başlıyordu. Yemeğini sevgilisinin üstünde oturduğu sandalye altında, onun ayakları eşliğinde yiyip karnını doyurduktan sonra teşekkür etti.
Alev sonraki saatlerde hiçbir şey olmamış gibi hatta Can yokmuş gibi oturuyor, iş yapıyor, kitap okuyor, TV seyrediyordu. Aradan üç saat geçmişti. Can elbette o vaziyette hiçbir şey yapamıyor ve sıkılıyordu. Ama sonuç olarak Alev'in ayaklarından başka hiçbir şey düşünemiyordu. Tek arzusu ayaklarını yalamaktı. Zaten ilk gördüğü andan beri bunu istiyordu ama o vaziyette Alev ayaklarını Can'ın gözüne gözüne soktuktan sonra saatlerdir düşündüğü tek şey oydu. Artık dayanamıyordu ve salonda oturan sevgilisinin yanına doğru süründü. İki dakika sonra halının üstündeki kanepede zarif bir şekilde uzanmış ve ayakları üst üste asil bir şekilde yere doğru sarkmış bir vaziyette buldu. Sevgilisi üzüm yiyor bir yandan da TV seyrediyordu. Alev, Can'ı görünce, Aa naber Can? Zaman nasıl geçiyor?, dedikten sonra Can iyice sevgilisinin yere doğru sarkmış ayaklarına doğru sürünüp yerden on santim havada duran ayaklarına aşağıdan bakıp, geçmiyor aşkım, nolur yalvarırım ayaklarını yalamak istiyorum dedi. Ayaklarını bir kere yalamak için her şeyi yaparım, nolur izin ver sevgilim, diyerek inim inim yalvarmaya başladı. Can'ın ne kadar arzulu olduğunu Alev yüksekten görebiliyordu. Halıya bakınca geldiği yerden bulunduğu yere doğru sıvı bir iz belli oluyordu. Can'ın penisinden sürekli zevk suyu çıktığını anlayabiliyordu. Ayrıca peniside paayacak gibiydi. Bunları gören Alev, her şeyimi aşkım?, dedi. Can, evet efendim her şeyi. Nolur izin ver. Çok istiyorum, dedi. Can neredeyse ağlayacaktı. Ve yüzü, testisi, penisi kıpkırmızıydı. Alev'n yüzünde ise şeytani sayılacak bir gülümseme ve mutluluk vardı.
Alev: Aşkım ama bu kolay olmayacak. Ayaklarımı yalamak için buna layık olmalısın. O kadar kolay değil yani.
Can inleyerek "Tamam aşkım ne istersen yapıcam. Artık aklımdan çıkmıyor. Lütfen yardım et.&"
Alev "Öncelikle eğer ayaklarımı yalamak istiyorsan pipinin çok acı çekmesi lazım.&" dedikten sonra bu kadar testaron bir dolu bir erkeği yönetmenin çok kolay olacağını düşünerek bundan zevk aldı. Artık iyice kıvama getirmiş ve güzel ayaklarından başka bir şey düşünemiyordu. Bu kontrol ve hakimiyet duygusu Alev'e büyük mutluluk veriyordu. Ne isterse onu yaptırabilecekti çünkü bu kadar büyük bir şehveti yönetmek çocuk oyuncağı olacaktı. Alev ayak yalatmak ve ayağa her türlü hizmet ile penise eziyet arasında bir bağ kurmuştu.
Can: Tamam aşkım. Pipime ne istersen yapabilirsin. Ne kadar acı çektirmek istersen... Al senin olsun. O artık senin malındır aşkım benim değil. Lütfen aşkım ayaklarını yalamak istiyorum.
Alev, Can'ın penisine eziyet etmek istiyordu ve artık ne isterse yapabileceğinin farkındaydı. Alev ayaklarını Can'a yaklaştırarak sallamaya başladı ve sevgilisinin can çektişmesini zevkle izleyerek güldü. Alev, tamam aşkım, diyerek ayağa kalktı ve Can'ın pipisini tuttu. Saatlerdir yere sürünen kısmının ne kadar kırmıı olduğunu ve aşındığını gördükten alaycı sessiz bir kıkırdamadan sonra üst kata çıkıp kısa sürede birkaç malzeme getirdi. Bant, mandal, çakmak, küçük bir su kabı, oje, tel toka ve çeşitli başka malzemeler vardı. Onları bir kenara koyduktan sonra evin içinde biraz dolaşacağını ve onu takip etmesini istediğini söyledi. Alev on dakika boyunca evin hemen her yerini dolaştı, Can artık acı çekmek yerine zevk alıyordu. Yürürken parmak arası terliklerin topuk kısmının sevgilisinin pembe topuklarına çarpmasının verdiği flip flop sesi dahi onu mutluluktan uçuruyordu. Yerler artık biraz yapış yapış biraz ıslaktı. Evin her yerinde salyangoz gezmiş izlenimini verigordu. Can bunu o ayakları izleyerek saatlerce daha yapabilirdi.
Alev: Bu kadar yeter. Şimdi bağdaş kur bakalım.
Can sonunda saatler sonra omurgasını dik tutabilecekti. Biraz belini rahatlattı ve oturdu.
Alev: Ya da vazgeçtim canım ayaklarını uzat şöyle.
Can artık çocuk doğuracak hamile bir kadının bacaklarını açtığı gibi oturuyor Alev bağdaş kurmuş Can'ın pipisine yaklaşmıştı.
Malzemelerin içinden spatulayı çıkardı ve pipisinin üst kısmına sert darbelerde bir kaç kez vurdu. Sonra terliğini çıkarıp Can'ın pipisinin her yerine cok sertçe vurdu. Artık kırmızıya dönmüş pipisi hem acı çekiyor hemde ağırıyordu. Alev vurdukça penisindeki salgı etrafa dağılıyordu.
Alev:Bunlar hiçbir şey tatlım. Daha seninle çok şey yapıcaz.
Can: Tamam aşkım.
Alev küçük kabı aldı ve çaydanlıktan kaynak suyu içine boşalttı. Can'ın pipisini içine sokacaktı ama ereksiyondan dolayı bunu yapamadı. Banyoya gittiler. Can yine süründü ama bu sefer penisinin pozisyonu yukarı doğruydu. O şekilde daha fazla acı verdiğini fark etti. Küvete vardıklarında Alev, Can'ın pipisini uzatıp üzerine yavaş yavaş kaynar suyu dökmeye başladı. Can'ın zaten kırmızı olan penisi daha kırmızı. Alev ojeli elleriyle Can'ın pipisinden tutmuş suyu tam ucuna gelecek şekilde dökmehe devam ediyordu. Can'ın yüzü buruşuk neredeyse ağlayacaktı. Sessizce inliyordu.
Alev gülerek, hoşuna gitti mi aşkım?, dedi.
Çok acıyor aşkım.
Acıyacak tabii ki aşkım.
Can'ın pipisi çok sıcak ve kıpkırmızıydı. Su sonunda bitmişti. Can özlemiş gibi, yere sert zemine geri kapaklandı. Kendini yorgunlukla atmış gibiydi. Penisi yukarı pozisyonda sürünerek salona geri döndü. Islakken sürünmek daha zevkli ve kolay oluyordu. Alev bağdaş kurmuş onu bekliyor, öteki malzemeleri hazırlamıştı bile. Bu sefer onu cock boardla tanıttı. Bu ortasında delik olan bir tahtaydı. "Aşkım sen pipini burdan geçiriceksin bende tahtanın üstünde sana istediğimi yapıcam.&" "Tamam aşkım nasıl istersen.&" Can pipisini o delikten çıkarttı. Alev, tahtanın üstüne geçip bağdaş kurdu. Artık tamamen çaresiz olan Can'ı çekmek ve olanları izlemekten başka çaresi kalmamıştı. Alev, Can'ın oldukça aciz ve çaresiz gözüken pipisini bağdaş kurduğu ayaklarının arasından hakimiyet ve üstünlükle görüyordu. Artık istediğini yapabilirdi. Malzemelerin arasından kendine ait olan bir tel toka çıkarttı ve Can'ın sert olan pipisini havaya dikip sivri tırnaklarıyla deliğini açtı. Tokayı yavaşça Can'ın pipisine daldırıp derine doğru indi. Can yüzünü, gözünü buruşturmuş, hafifçe sızlıyordu. Penisi zevk suyuyla dolu olduğu için kayganlıkla rahatça derine kadar inmişti toka. Alev bu sefer daha hızlı bir şekilde geri cıkartıp tekrar sokmaya başladı. Bir yerden sonra bunu hızlandırdı. Sivri tırnaklarıyla ucunu tuttuğu penisine tokayı hızlıca daldırıp çıkartıyor ve bundan bariz bir şekilde zevk alıyor, sessizce gülüyordu. Bir dakikalık acıdan sonra, bu kadar yeter tatlım, dedi Alev. Toka tamamen zevk suyuna bulanmış, Can'ın pipisi ise fena halde sızlıyordu. Alev bu sefer beyaz converse ayakkabılarını getirdi ve tahtanın üstüne çıktı. Yukarıdan Can ve pipisi oldukça aciz ve çaresiz gözüküyordu. Alev yüzüde acımasız bir tebessümle ayakkabısını Can'ın pipisine doğru bıraktı. Yaklaşık bir metre yükseklikten pipisine düşen ayakkabı adeta taş etkisi yaratmış, conversenin sert tabanlarıyla pipisi daha da acımıştı. İlk düşüşte Can hafifçe ahlamakla yetindi. Alev yüksekliği giderek artırıp ayakkabıyı Can'ın tam pipisine düşecek şekilde bırakıyordu. Artık Can pipisini hissetmemeye başlamıştı. O kadar yükseklikten birden düşen ayakkabı muazzam bir ağrı ve acı veriyordu. Alev'in kahkahası ise artıyordu. Bir kaç atıştan sonra Alev kanepenin üstüne çıktı ve bir keskin nişancı gibi son kez Converse'in tabanları tam Can'ın pipisine denk gelecek şekilde ayarladıktan sonra ayakkabısını büyük bir gülümsemeyle bıraktı. Conversenin taban kısmı oldukça yüksekten Can'ın pipisine yapışınca Can büyük bir ah sesi çıkardı. Sesi duyan alev tatlı ve içten bir kahkaha attı. Alev, Tamam bu kadar yeter tatlım. Şimdi sırada bu tahtanın asıl amacına gelelim, dedikten sonra tahtaya zıpladı. Sarsıntıyla kendine gelen Can neler olacağından habersizdi. Alev telefonundan müzik açtı. Birden dans etmeye başladı. Can'ın pipisi umurunda değildi. Onu fark etmiyordu bile. Haliyle tahtanın üzerinde olduğu için ayağı Can'ın pipisine isabet ediyordu. Bazen topuğuyla penisinin başını bazen ortasını eziyordu ama kesinlikle farkında değil gibiydi. Sadece müziğin tadını çıkarıyor ayakları bir oraya bir buraya savruluyordu. Alev artık zevk suyu çıkmaktan bir hal olmuş Can'ın pipisini ezerken ayaklarının altı yapış yapış olmuştu. Sanki bir balçığın üstünde dans ediyordu. Peniste o kıvama gelmişti. Can'ın penisi on dakikadan fazladır eziliyordu. Alev dans ederken ayağıyla nereye bastığının farkında değildi ve bundan zevk alıyordu. Can'ın boşalması yasak olduğu için ayrıca zevk alıyordu. Acı ile karışık bir zevk. Alev'in ayağının Can'ın pipisinde ezilmedik yer kalmamıştı. Artık Can inliyordu ama çaresiz yapacak bir şey yoktu. Alev dans ederek eğleniyordu. Can'ın pipisinin ne kadar acıdığı ise umurunda değildi kesinlikle. O sadece zevkine bakıyordu. İyice eğlendikten ve yarım saat kadar ezdikten sonra müziği kapattı Alev. Oldukça mutluydu ama Can gerçek anlamda acı çekiyordu. Pipisi aşırı derecede ezilmişti. Her yeri...
Alev: Bu kadar yeter aşkım. Sanırım sonunda ayaklarımı yalamaya hak kazandın...
Can'ın artık hiçbir şey yapmaya mecali kalmamıştı. Bayılacak gibiydi. Hem boşalamamasından, hem de hayatı boyunca bu kadar tahrik olamadığı için. Alev, Can'ın boşalmasına izin vermezse ona daha iyi kölelik yapacağını biliyordu. Ne kadar içinde kalırsa o kadar iyi yönetebilirdi. Ama ipleri fazla sıkmamalıydı da.
Alev: Hadi bakalım toparlan.