ama karşılarında duran kadınlara bakınca bu ebatlarla hiç bir şansları yoktu belki de bildiği için hiç bir şey yapmıyordu annesi, Sıla ikisini birden mahvedecek kadar güçlüydü, diğer ikisi yerlerinden kalkmasa bile Sıla dayaktan öldürürdü hem kendisini hem annesini.
"Nerede kalmıştık, ailelerimiz hakkındaki gerçeklerden bahsediyorduk." Bir yudum daha aldı viskisinden ve bardağı Sunay'a doğru uzattı hemen fırlayıp bardağı aldı bir kaç saniye içinde koşarak gelip aynı şekilde sundu , bu sefer tek kelime etmedi Ceyda sonra Banu uzattı bardağını aynı sahne tekrarlandı ve Sıla yaptı aynı şeyi ama Sunay gelince almadı bardağı Sunay o pozisyonda kaldı dizlerinin üzerinde başı öne eğik kadehi iki eliyle yukarı kaldırmış durumda bekliyordu Sıla'nın yanında. Ceyda filmlerde görmüştü böyle sahneleri, hizmetkarları kraliçelere böyle davranırdı ama kendi annesi kendi yaşında bir kıza yapıyordu aynı şeyi, artık şaşkınlık yoktu ama annesinin neden böyle davrandığını anlayamıyordu bir türlü.
"Ne görüyorsun, Sıla'ya ve annene bak ne gördüğünü ne hissettiğini söyle bana." Aysel bu sefer sert konuşmamıştı, hatta sevecendi bile ses tonu.
"Annem Sıla'nın içkisini tutuyor, rahatsız oldum bunu görmekten." Bir an dilini ısırdı yanlış bir şey söyleyip Sıla'yı sinirlendirmek en son isteyeceği şeydi.
"Korkmana gerek yok gerçek hislerini duymak istiyorum. Neden rahatsız oldun?" Rahatlatmıştı Aysel'in söyledikleri bir nefes aldı. Biraz cesaret gelmişti Ceyda'ya şimdi.
"Zorla anneme hizmet ettiriyorsunuz, şu pozisyonu oldukça zorlayıcı ve aşağılayıcı." Sözleri bittiğinde cesaret kayboldu yine korku bastı içini, yanlış bir şey söylemek istemiyordu ama hisleri bunlardı.
"Annene soralım o zaman o kendi hislerini söylesin. Evet Sunay sen ne hissediyorsun?" Bir anda bakışlar annesine dönmüştü
"Size hizmet ettiğim için gururlu ve mutluyum efendim. Size ve ailenize hizmet etme onurunu bana verdiğiniz için teşekkür ederim." Kafasını kaldırmadan konuşmuştu annesi -efendim- demişti -mutluyum- demişti hizmet etmekten onur duyduğunu söylemişti, inanamıyordu kulaklarına. Sıla bardağı aldı ve eliyle Sunay'ın başını okşadı
"Aferin akıllı kız şimdi eski pozisyonuna geçebilirsin." Sıla'nın sözlerinden ve dokunuşundan sonra annesinin yüzünde büyük bir mutluluk ifadesi gördüğünde daha şoke oldu. Kendi kızı yaşındaki bir kızın bardağını tutmaktan mutluydu aynı kız bir köpeği sever gibi başını okşadığında mutlu olmuştu. Sıla daha da şaşırtmıştı onu sinirli ve vahşi görmeye alışıktı ama şu anda mutlu bir Sıla vardı, Sıla'nın içindeki canavarı bilmese inanırdı ama annesine neler yapmıştı allah bilir bu hale getirmek için, o an üzüldü annesine az önce yerden doğrulduğu psikolojide olmalıydı annesi korkudan bunu yapıyordu yüzündeki mutluluk ifadesi yalandı.
"Hala zorla hizmet ettirdiğimizi veya annenin aşağılanmış olduğunu düşünüyor musun?" Aysel tane tane sakin sakin konuşuyordu. Hileli bir soruydu görüntünün ve gerçeğin birbirinden farklı olduğunu biliyordu Ceyda annesi böyle bir şeyi asla yapmazdı, bu şekilde mutlu olamazdı, kimse olamazdı.
"Evet, az önce bana yaptığınızı annemede yaptığınız için korkudan böyle yapıyor, annemi tanıyorum." Bu oyuna gelmeyecekti Ceyda.
"Anneni gerçekten tanıdığını düşünüyor musun?" Hala sakin sakin konuşuyordu Aysel. Onun kendine olan güveni yavaş yavaş Ceyda'nın özgüvenini parçalamaya başlamıştı.
"E-evet" diyebildi annesine baktı bir daha söylerken evet annesiydi bu kadım ama onun gibi davranmıyordu annesini daha önce böyle görmemişti hiç. Aklına rehber öğretmen olayı geldi annesinin Banu'nun ayaklarına kapanıp yalvarmasını izlettirmişti Sıla o gün zorla belki de benim hatam dedi, benim yüzümden işini kaybetmemek, benim bursumu kaybetmemem için yapıyor bunları, hepsi benim suçum diye düşündü ve kendini suçlu hissetmeye başladı.
"Ben tanıdığını düşünmüyorum. Büyük olasılıkla kendini suçluyorsun okulda yaşanan talihsiz olay yüzünden annenin bu hale geldiğini düşünüyorsun ama yanılıyorsun. Annen böyle doğdu, tıpkı senin gibi, dünyaya geliş amacını anladı ve olması gerektiği insan olduğunda gerçek huzuru ve mutluluğu buldu." Aysel şimdi gözlerini dikmiş Ceyda'ya bakıyordu, gözlerini kaçırmak istiyordu ama kaçıramıyordu Aysel'den Sıla'dan korktuğu gibi korkmuyordu, hiç kimseden Sıla'dan korktuğu gibi korkmuyordu, Aysel'in bambaşka bir havası vardı evet otoriter bir kadındı ama kaba güç kaynaklı değildi doğal duruyordu onda her şey. -dünyaya geliş amacı- ve -tıpkı senin gibi- ne demek istemişti bunları söyleyerek anlamaya çalışıyor anlayamıyordu kendine bir soru sorulmadığı için bir şey söylemedi yeniden konuşmasını bekledi Aysel'in fazla da beklemesine gerek kalmadı.