Caner robot gibi kalktı yerinden yatak odasına gidip boy ayaklı boy aynasını getirdiğinde Kaan kalçası Ezgi'ye dönük 4 ayak üzerindeydi, bir ayağı ile hala hayaları ile oynamaya devam ediyordu Ezgi, diğerini sırtına uzatmıştı.
"Ayaklı olması iyiymiş. Kaan'ın önüne koyup buraya gel" diyerek eliyle koltuğun yanını gösterdi. Caner Kaan'ın önüne aynayı koyup Ezgi'nin sağ tarafına geçti, Ezgi kafasını kaldırıp baktı Caner'e ve başıyla yeri gösterdiğinde Caner dizlerinin üzerine çöktü, eliyle Caner'i döndürdü Ezgi şimdi Caner'de aynaya bakıyordu.
"Başını kaldır aynadan bana bak." Yavaşça başı kalktı Kaan aynadan koltukta kurulmuş bir ayağı ile artık dayanılmaz dayanılmaz bir şekilde hayalarını okşayan Ezgi'nin yüzü ve sırtında uzanan ayak tabanı görüyordu. Kaan'ın bedeni garip tepkiler veriyordu artık, titreme ve kasılmalar yasıyor, bedenini sabit tutamıyordu.
"Oppps" Kaan zevkten çok bir acı haykırışı ile beraket kemeri takılı olduğu halde titreyerek boşalmıştı. Ezgi'nin kahkahaları tüm evi inletiyordu, Caner Kaan'ın yüzündeki ifadeyi çok iyi biliyordu, yaşadığı utanç ve değersizlik duygusu ona uzak şeyler değildi.
"Seni sefil yaratık, küçücük bekaret kemerinin içinde sertleşmeden boşaldığında inanamıyorum. Temizle hemen pisliğini." Üzerindeki ayağın topuğunu sertçe sırtına indirdiğinde Kaan dönüp eğildi ve yeri yalamaya başladı. Bir ayağını yerdeki Kaan'ın başının üzerine koyan Ezgi konuşmaya devam etti.
"130 +512 642 eder bu rezilliğide hesaba katarsak 2 yıl sonra yaşayacaksın sonraki orgazmını."
"Özür dilerim" diyebildi sadece Kaan ve yalamaya devam etti. Caner koltuğun yanında dizlerinin üzerinde sahneyi izliyordu hala, Ezgi'nin Kaan'ın başını yerden kaldırıp temizlemesi için ayağını uzattığını gördü, Kaan sessizce göz yaşları alarak temizliyordu önündeki ayağı.
"Eee, kendi tecrübelerinden yola çıkarak Kaan'ın bundan sonra "normal" (yine kahkahlar atmıştı normal derken) bir seks hayatı olabileceğini düşüyor musun?" Caner artık tükenmişti,doğru düzgün düşünemiyor, odaklanıp ağızını bile açamıyordu.
"Bir soru sordum" eliyle sertçe başının arkasına vurduğunda Ezgi kendine geldi.
"Zannetmiyorum." Diyebildi başını önüne eğip.
"Ne kadar zavallıca değil mi? Daha daha doğduğunda kaderin mühürlenmiş, yanında karşı koyamadığın yavaş yavaş seni ele geçiren bir güç var ve kaçacak bir yerin yok. Yavaş yavaş boyun eğmeye başlıyorsun, karşı koyduğunda kendini daha da kötü bir durumda buluyorsun. İlk isyan denemende vahşice üzerine çöküyor o güç ve içindeki en küçük isyan kırıntısı bile yokuluyor. İşte tam orada hayatının tercihini yapıyorsun, içinde hala başkaldırı hissi kaldıysa gerçeği söylüyorsun ama eğer tamamen kırıldıysan bundan sonra ne olacağını bile bile boyun eğiyorsun o güce. Sonrası bildiğiniz hikaye." Caner her kelimede daha da boğulmuştu, beyni hiç çalışmadığı gibi çalışıyordu şu anda, Ezgi konuştukça film şeridi gibi geçti kendi hayatı gözlerinin önünden.
"Herşey çok iyi gidiyordu aslında. Sevgilim yanıma taşınınca, kıskanmaya başladı bu köpek." Ağızındaki ayağı çıkarıp, saçından tutup bir tokat yapıştırdı Ezgi, tokadı yediği an tokadın şiddetinden daha fazla bir etki hissetmişçesine titredi Kaan.
"İnanabiliyor musun? Bu şey benim sevgilime hizmet etmek istemdi , bu ya bu. Sevgilime hizmet etmek istemiyormuş, çok sertmiş sevgilim de, burnunu kırması kabul edilemezmiş de, iş yükü 2 kata çıkmış da. Spor salonundan yeni gelmiş, yorgunluktan daha duş bile almamış sevgilimin ayaklarına ağızla masaj yapmak istemedi. Eeee tabi ki yerini kim olduğunu unutunca hatırlatmak gerekiyor. Okuldaki kızlardan birisi bana hizmet etmek için yalvardığında onu kıskandı bi de. Üzerine birde, sanki benim attığın her adımı aldığın her nefesi bilmiyormuşum gibi, Amerika'da yüksek lisans başvurusu yap. Bu ya bu inanabiliyor musun?" Konuşurken yere tükürüyor Kaan'ın yalamasını bekliyor Kaan yalarken bir daha tükürüyordu. Kaan anlatılan kendisi değil başkasıymış gibi yerleri yalarken Caner Kaan'a bakıyor Gözde'nin yüzüne dahi bakamıyordu.
Yerdeki Kaan'ın kafasını saçından tutup kaldıran Gözde bir gelişine bir gidişe patlattığında o ana kadar robot gibi olan Kaan bir anda canlandı yine. Ezgi'ye korka korka bakıyordu.
"Eğitim hayatın ve profesyonel hayatın nasıl geçti? Anlat Kaan'a." Kaan'ın bakışları Caner 'e dönmüştü Ezgi'nşninkiler gibi.
"İkiside çok iyiydi.Almanya'ya gittim öğrenci değişim ile. Derece ile mezun oldum. Çok büyük firmalarda çok büyük projelerde çalıştım, çok büyük projeleri yönettim genç yaşımda. Erkende de emekli oldum."
"Kaç yaşındasın ve bu emeklilik işini açıkla biraz Kaan'a."
"43. Dediğim gibi genç yaşta çabuk yükseldim, çok iyi kazındım, doğru yatırımlar yaptım. Şöyle diyeyim 2010'da ilk bitcoin imi aldım ve tüm yatırımları 2014'de bitcoine geçirmiştim. Hayallerimden daha da ötesini kazandım kısa bir sürede ve emekli ettim kendimi."
"Hayaller derken emeklilik hayallerinden bahset biraz." Kaan'ın kafasını bırakmış eliyle Caner'i saçından çekerek önüne getirdi. Hem Kaan hem Caner önünde dizlerinin üzerindeydi şimdi. Az önce bir anlığına normal bir sohbetteymiş gibi kendini hisseden Caner koltuğa iyice kurulup ayağı izle Kaan'ı sehba pozisyonuna getirip ayaklarını uzatan Ezgi tam istediği pozisyona ulaşınca başladı konuşmaya.
"Tekne aldım bir tane. Bir yıl Akdeniz ve Ege'yi gezeceğim, tekneyi biraz daha büyütüp dünya turu sonra. Sonrasını planlamadım."