Fetiş, cinsel ilgi odağı olarak, cinsler arasındaki farklılığı yerli yerine oturtmaktadır. Bu, insan imgeleminin bir zaferidir. Lorenz'in, hayvanların da kimi nesnelere cinsel uyaranlar olarak koşullanabileceğini göstermiş olmasına karşın, hayvanların fetişist olabileceği düşünülemez bile.
Kimi örneklerde fetişin cinsel organ olarak görülmesi olasıdır. Çünkü, normal insanlarda cinsel organ nasıl cinsel ilgi ve heyecan uyandırıyorsa, fetiş de fetişistte aynı ilgi ve heyecanlan uyandırmaktadır. Birçok erkeğin, kadının cinsel organına girmekten korktuğu, cinsel organ görünce telaşa kapıldığı doğrudur. Ama bu korkunun nedeni her zaman Freud'un betimlediği biçimde, kadın organının hadım edilmiş gibi görünmesi değildir. Kadın cinsel organı, zaten hadım edilmiş organ sayılmaktadır. Yani erkek, kadının cinsel organına girdiği zaman, kadınları kendisine zarar verecek yaratıklar olarak gördüğü için korku duymaktadır. Kadınla gönül rahatlığı içinde cinsel ilişkide bulunan adam kadına güveniyor demektir; çünkü, kendisinin en yumuşak ve en savunmasız organını kadının içine sokarak, ona teslim etmektedir. Erkek henüz gelişme aşamasındayken cinsel ilişkiye girdiği kadın, bilinçsiz olarak kendisine bir anne sevecenliği gösterir; böyle bir davranışın sonuçlan tehlikeli olabilir. Bu tehlike hem aile içi cinsel ilişki yasağı nedeniyle, hem de kadının erkekten daha güçlü olduğu izlenimini veren, dolayısıyla da erkeği ayartan bir konumda bulunmasından doğar. Kadının kendisine zarar vereceği korkusu, bu nedenle, kadın cinsel organında korkuya dönüşür. Kimi fetişistler cinsel heyecanlan için cinsel organın yerini alabilecek cinsel odaklar ararlar; böylece de kadın cinsel organına karşı duydukları gerilimden ve korkudan kurtulmaya çalışırlar.
Fetişler, kadın cinsel organının simgeleridir; bunlar genel ya da özel olarak kadın cinsel organıyla, dolayısıyla da bir bütün olarak kadınlıkla ilgilidir. Bunlar genellikle, ikinci dereceden cinsel önemi olan bilezik, dar etek ve yüksek topuklu ayakkabı gibi giyeceklerdir. Fetiş, kadının, kendisinin cinsel ilişki için nasıl elde edilebilir olduğunu gösteren bir işaret, bir teslim bayrağı gibidir. Kadından kendisi için özel önemi olan belirli bir şeyi giymesini ya da bir takıyı takmasını isteyen adam, onun bir metres olmak istediğini, bir anne olmadığını göstermesini istiyor demektir. Birçok erkek, sevgilisinden kendisinin cinsel çekiciliğini vurgulayan ve açıkça ortaya koyan şeyler giymesini ister; ondan bekle1iiği, çoğu kez orospulara özgü bir görünümdür. Bu eril isteğin nedeni, erkeğin kendisi için aradığı özgüven, cinsel ilişki için verilmiş olan izin ve cinsel "girilebilirlik"in bir kanıtıdır. Bir kez daha, normal ve anormal arasında kesin bir sınır olmadığını söyleyelim; çünkü, Donne'un da vurguladığı gibi: Sevgilisinin yalnız kalmasına kim razı olur? Kim istemez onun rahatsızlık verici topallığını gidermeyi? Kim istemez dişlerinin pırıl pırıl parlamasını sevgilisinin? Kim istemez soluğunun mis gibi kokmasını? Erkeğin, sevgilisinden daha güzel olması için kadınlara özgü birtakım araç gereçleri kullanmasını istemesi doğal değilse, o zaman hiçbir erkek fetişist damgasını yemekten kurtulamaz.
Daha önce de belirtildiği gibi, birçok fetişin sado-mazoşistik bir önemi vardır. Kadın modası tarihi hem dişil cinsel özellikleri ön plana çıkaran, hem de acı vermese bile rahatsız edici birtakım araç-gereçlerle doludur. En yaygın fetişlerden biri olan yüksek topuklu ayakkabı bunların yalnızca bir örneğidir. Bu tür ayakkabılarla zor yürünür, rahatsızdır, uzun adım atmayı engeller, uzun mesafeleri yürümek için elverişli değildir, sık sık da onarım gerektirir. Buna karşın yüksek topuklu ayakkabılar, erkeklerin cinsel dikkatini çekmeye Çalışan kadınların öylesine önemli silahlandır ki, uçakların, büyük işyerlerinin döşemeleri bu yüksek topuklardan zarar görmemesi için özel olarak döşenmektedir. Kadın modasında pek çok ürün, kadınları olduklarından daha incinebilir, daha umarsız ve yardıma gereksinen kimseler olarak göstermek üzere tasarlanmaktadır. Bu da erkekleri çekmektedir; çünkü onlar bu yolla kadınlara nasıl üstün olduklarını duyumsamaktadırlar. Bu öyle üstün bir konumdur ki, koruyucu, başat ve fiziksel bakımdan daha etkin olduklarını erkeklere her an duyumsatmaktadır. Daha önce de belirtildiği gibi, sadistik arzular, her insanda örtük olarak vardır; her kadında da, kendisine egemen olacak aşığının korumasını özleyen mazoşist arzular bulunmaktadır.
Fetiş kişinin cinsel ilgisinin büyük bir bölümünü kapsıyorsa, o kişi ilgisini daha da ileri götürür. Kimi fetişlerin elde edilmesi çok zordur. Bir kişi, elde edilmesi güç bir nesneyi fetiş kabul etmek bahtsızlığına uğramışsa, örneğin kırmızı saçın dip kısmı kendisi için fetişse, bunu elde etmek onun için çok zor olduğundan, yalnızca düşlem kurmakla yetinmek zorunda kalacaktır. Gerçekten de, bütün sapmaların gerçek yaşamda doyum bulduğu söylenemez. Bu nedenle de, sapma içinde olanların, normal bir insan gibi doyum sağlaması söz konusu değildir. Fetişist için, ilgisi ve arzusu, doyum bulmadığı alandan bulabildiği alana kayar. Bir duygudan bir düşleme geçer; çünkü cinsellik büyük ölçüde düşleme dayanmasa da, cinsel duyarlığın sürmesinde düşlemin ve fantezinin büyük rolü vardır; fetişistlerin kendi fantezilerini doyuracak fetişleri kolayca elde edememeleri dolayısıyla, bekledikleri doyum engellenmiş olmaktadır.
Fetişizmin, fetişin doğrudan doğruya gerçek cinsel eşin yerine geçtiği ve fetişizmin doyumu masturbasyon yoluyla sağladığı gerçek sapmadan, fetişin yalnızca erkeğin kendisine güven duymasını ve cinsel duyarlığının sürekli olmasını sağlamak için kullanıldığı türe değin, pek çok türü vardır. Birçok erkek cinsel ilişki sırasında fantezilerine yardımcı olacak kimi fetişlere başvurur ki, bu, fetişizmin çok yumuşak biçimidir. Bu tür fetişler, özellikle erkek çok yorgun olduğunda ya da cinsel ilişki kimi nedenlerle kendisine yeterince doyum sağlamadığı zaman kullanılır. Fetişistik eğilimlerinin kökeninde anormal derecede cinsel suçluluk duygusu yatan fetişistler, cinsel eşlerini özel olarak seçmek zorundadırlar. Böyle yaparlarsa, cinsel eşlerinden istedikleri sürekli aynı kokuyu sürmek ya da sürekli aynı giysiyi giymek gibi isteklerinin anormal olarak kabul edilmesine engel olurlar. Genel olarak kadınlar, erkekler gibi fetişlere büyük bir düşkünlük göstermedikleri için, erkeklerin fetiş konusundaki ısrarlarına pek de duygudaş bir gözle bakmazlar; bunun nedeni erkeğin fetişe kadından çok daha fazla düşkünlük göstermesidir. Ancak fındıkçılık konusunda deneyimli bir kadın ya da erkeğin ruhsal karmaşalarını anlayabilen bir eş, fetişin, ilişkilerinin başlangıcı için gerektiğini, erkeğin kendisini sevmesi için cinsel heyecan duymasını sağlayan bir araç olduğunu ve erkeğin kendisinin çekiciliğine ve güzelliğine bir kusur bulmasının söz konusu olmadığını bilir.
Fetişizmin zorlayıcı bir niteliği vardır. Gerçektende, fetişe eşlik eden fanteziler, saplantılı düşünceler sayılır. Bunlar da saplantılı düşünceler gibi, bilinçli değildirler ve yine onlar gibi, çoğu kez, kişinin bilinçli düşüncelerine yabancı niteliktedirler. Saplantılı düşünceleri olan insanlar, çoğu kez bunlardan kurtulmaya çalışırlar. Birçok fetişist, saplantılı düşünceleri olan insanların gösterdikleri özellikleri gösterir: katılık, titizlik ve mızmızlık, kirden ve pislikten aşırı korku ve bir nesneyi biriktirmeye olan aşırı eğilim. Bu biriktirilen şeyin, fetiş olduğu hiç kuşkusuzdur; aşırı miktarda ayakkabı, örülmüş uzun saç vb. gibi fetiş sayılan nesneleri toplayıp özenle biriktiren kimseler konusunda birçok rapor vardır. Bu tür biriktiricilikle, normal biriktiricilik (koleksiyonculuk) arasında ilginç bir bağlantı vardır. Yapılacak çözümlemeler, pul, kibrit kutusu, şarap şişesi etiketi ve biriktirilen öteki nesnelerin, bilinçaltı düzeyinde henüz cinsel önemi olan birer fetiş durumuna gelmediğini gösterecektir.
Ara sıra, fetiş olan nesne insanda çalma isteğini de kamçılar. İplerden kadın iç çamaşırı çalanlar gibi bize garip gelen hırsızların çoğu, kendi sapmalarının doyumu peşinde olan fetişistlerdir. Bununla birlikte, genel olarak fetişistler, içe dönük bir yaşamları olan korkak insanlardır ve kimseye zararları dokunmaz. Herkes içinde pek az düzeyde de olsa fetişizm tohumları taşıdığından, bu çok yaygın cinsel sapmanın giderek daha geniş bir biçimde anlayışla karşılanacağı umulur.