Bir cuma günü, iş çıkışı Leyla abla bana kızının bugün arkadaşının evinde kalacağını, bu yüzden bugünden bugün akşama kadar onun evinde kalmamı istediğini söyledi. Önce dayımdan bir arkadaşımda kalacağımı söyleyip izin aldım, sonrasında aynı yalanı yengeme söyleyip ondan da izin aldım ve Leyla ablayla birlikte evine doğru yürümeye başladık.
L: Bu akşama hazır mısın? Ben aksini söylemedikçe tam zamanlı köle olmak üzeresin.
B: Hazırım efendim. Uzun zamandır hikayelerle ve videolarla haşı neşir oldum.
L: Yalnız bu videolara hikayelere benzemez ha. Benim kendi yöntemlerim vardır bilirsin. Hem, bundan sonra eskisi gibi hoşgörülü, sakin yaklaşmayacağım haberin olsun. Çeyrek köleden yarım köleye, zaman zaman da %75 köleye yükseleceksin.
B: Tam köle ne zaman olurum peki?
L: Senin asla tam köle olabileceğini düşünmüyorum Deniz, yalan yok. Hem, benimde seni pek tam köle yapasım da yok.
B: Tam köle olduğumda noluyor peki?
L: Şöyle düşün, mama kaplarında su yerine idrarım, mama yerine bokum olacak. Yada su yerine çöp suyu, mama yerine çöpler, artıklar falan. Tabii, daha bahsedeceklerim var ancak bu şimdilik sana yeter.
B: Mama kabı mı? Neler neler?
L: Ya ne sandın? Benimle aynı yerde yiyeceğini falan mı? Bak işte, daha yarım köleliğe bile hazır değilsin ama merak etme. Seni yeniden şekillendireceğim. Eve vardığımızda nasıl işleyeceğini anlatırım. Son olarak, eve vardığımızda birbirimizi unutacağız, anlaşıldı mı? Ben artık sahibe, sen de köle olarak başlayacaksın.
B: Tamamdır efendim.
Biraz daha yürüdükten sonra evine vardık. Leyla abla anahtarı bana vermişti ben de önden gidip kapıyı açtım ve içeri girip beklemeye başladım. Benden 1-2 dakika sonra Leyla abla geldi ve eğilip ayakkabılarını çıkardım.
B: Hoş geldiniz efendim.
L: Hoş bulduk kölem. Mutfağa gir ve bana yiyecek bir şeyler hazırla. Dolaptan bir şeyler ısıt şimdi bekleyemem o kadar.
Leyla ablanın ceketini de çıkarıp astım ve Leyla abla yatak odasına üstünü değiştirmeye gitti. Mutfağa girdim ve dolaptan bir şeyler ısıtıp beklemeye başladım. Kendime hiçbir tabak hazırlamadım çünkü bana hazırla demedi. Yemek hazır olduğunda Leyla abla geldi ve masanın altına girip yatmamı emretti.
Masanın altına girip yattım, kafam Leyla ablanın sandalyesine doğru uzanıyordu. Leyla abla masaya oturdu ve ayaklarını yüzümü kaplayacak şekilde yerleştirdi.
L: Sadece koklayabilirsin, başka bir şey yapma.
Ayaklarına tekrar kavuştum için derin derin kokluyordum, Leyla abla ise yemeğin yavaşça yiyordu. Zemin bir tık soğuktu ancak Leyla ablanın ayakları altında olmak yüzümü ısıtıyordu. Arada bir ayaklarını yüzüme sürterek ısınmama yardımcı oluyordu. Leyla yemeğini bitirdikten sonra kalktı ve 4 ayak üzerinde kendisini takip etmemi emretti. Masanın altından çıktım ve Leyla ablayı takip etmeye başladım. İlk olarak tuvalete girdik.
L: Eğer bir gün burada kalacak olursan burası senin yatak odan olacak haberin olsun.
Pek büyük bir tuvalet değildi, umarım beni burada yatıracağı zaman en azından bir battaniye verir
L: Merak etme, tuvalette uyuyacaksın diye mama kaplarına sıçmayacağım köpeğim. Takip etmeye devam.
Tuvaletten çıktıktan sonra oturma odasına geçtik ve Leyla abla koltuğa oturdu ve önünde diz çökmemi istedi.
L: Sonunda oturabildim ya. Ne zahmetli köleymişsin sen böyle? Zaten bugün işte de yoruldum, ayaklarıma masaj yap.
Leyla abla bir ayağını omzuma, diğerini de kucağıma koydu ve masaja başladım. Bu akşam için çok heyecanlıydım, Leyla abla daha sert olacağının sinyallerini vermişti. Neler yapabileceğini çok merak ediyordum ve içimden bilerek hata yapmak geliyordu.
Bu düşünceleri kafamdan uzaklaştırarak tam hizmet iyi hizmet kafasıyla devam etmeye karar verdim. Leyla ablanın ayaklarına bir tık sert masaj yapıyordum, böylesi daha çok hoşuna gidiyor gibiydi. Bir ayağına yaklaşık 20 dakika kadar masaj yaptıktan sonra omzumdaki ayağını bu sefer kucağıma koydu ve masaj yaptığım ayağını omzuma koydu. Diğer ayağınada yaklaşık 20 dakika kadar masaj yaptıktan sonra yeni bir görev verdi:
L: Tamam, ayaklarım rahatladı. Şimdi git makineye kirlileri at ve makineyi çalıştır. Ayarı hazır duruyordur zaten sadece düğmeye basacaksın. Sonra git mutfağa bulaşıkları yıka. Ardından ayakkabı dolabından benim siyah topuklu terliklerim var, onları kap gel. Hadi bakalım.
B: Tamamdır efendim.
Tam ayağa kalkmış gidecekken Leyla abla arkamdan kalçama tekme attı ve beni yere düşürdü.
L: Ayağa kalkabilirsin demedim köpek! Yürü şimdi hadi.
B: Özür dilerim efendim.
Bu sefer dört ayak üzerinde yoluma devam ettim ve banyoya girip çamaşır sepetini açtım. İçerisinde sadece renkliler vardı, çamaşırları makineye atıp çalıştırdım ve dört ayak üzerinde mutfağa gidip Leyla ablanın az önce yediği yemeğin bulaşıklarını toplayıp yıkadım. Sonrasında ayakkabı dolabına gidip kapağını açtım ve Leyla ablanın topuklularını aldım ancak bir sıkıntı vardı. 4 ayak üzerinde giderken bunları elimde tutamazdım. Leyla abla muhtemelen dolabı açtığımı duymuştu, bu yüzden fazla oyalanmamam gerekiyordu. Aklıma direkt ağzımla taşımak geldi ancak doğru yerden ve yumuşak ısırmam gerekiyordu yoksa zarar verebilirdim. En güvenli yer topuk kısmı olarak gözüküyordu o yüzden topukları ağzıma soktum ve dört ayak üzerinde oturma odasına girip Leyla ablanın önünde durdum. Topuklularını ağzımdan aldı ve oturmamı emretti.
L: Beklediğimden yavaş hallettin işleri, köle. Bu yüzden sana ceza: soyun.
B: H-her şey mi?
L: Aynen öyle. Üstünde bir parça bile kıyafet kalmasın. Hızlı!
Leyla ablanın birden yükselmesi bedenimi kendi kendine harekete geçirmişti ve hızlıca soyunmaya başlamıştım. Üstümdeki her şeyi çıkarmıştım ama bir tek iç çamaşırım kalmıştı. Tereddüt ederken Leyla ablanın tokatıyla kendime geldim ve onuda çıkardım ancak ellerimde gizlemeye çalışıyordum.
L: Ayağa kalk ve ellerini arkadan birleştir. Ellerinin öne geldiğini görürsem cezan artar.
Dediği gibi ayağa kalktım ve ellerimi arkadan birbirine kenetledim. Hemen bu seviyede bir cezanın geleceğini beklemiyordum, bu yüzden içimde ufaktan bir korku vardı ancak Leyla ablaya ne olursa olsun güveniyordum.
L: Bu ne len? Ufacıkmış bu.
Leyla abla çocuksu bir sesle söylemişti. Az önce bende aldığı terlikleriyle penisimle oynuyordu. Doğruydu, yaşadığım kazadan dolayı cinsel organım ve testislerim pek gelişmemişti. Bunu şu an burada söylemek istemedim o yüzden bir şey demedim. Zaten aynı zamanda utançtan dolayı konuşamıyordum.
L: Ayyyy. Ben bununla oynasam yok olur gider bu. Ne yapsam ki?
Şimdi 2 terliğiyle birlikte penisimi sıkıştırıyor, shoe job yapıyordu ancak biraz fazla sert yaptığından canım yanıyordu.
L: Ne olursa olsun ya. Kölem değil misin sonuçta? İster yok ederim ister oyuncak ederim. Uzan bakalım koltuğa.
Leyla abla yerinden kalktı ve beni kalktığı yere sırt üstü yatırdı. Ellerimin sırtımın altıma koydurdu ve çıkıp göğsüme oturdu ve test etmem için ellerimi kurtarmaya çalışmam emretti. Biraz zorladım ancak ellerimi çekemiyordum. Leyla ablanın üstümdeki ağırlığı ve koltuğa gömülmemle ellerimi çekip çıkaramıyordum. Leyla abla bu acizliğimi gördüğü zaman bir kahkaha patlattı.
L: Artık tamamen benim elimdesin köle. Zihnin zaten elimdeydi, ancak artık reflekslerini de devre dışı bıraktım. Gerçek eğlenceye hazır mısın?
Leyla abla sırtı yüzüme dönük bir şekilde oturuyordu göğsümde. Ellerinin ve ayaklarının penisimin çevresinde olduğunu hissedebiliyordum, getirdiğim terlikleri ise karnımın üzerine koymuştu. Neler yapabileceğinden korkuyordum.
L: Eveeet. Bakalım bakalım, napalım bu bamya ile?
Leyla abla parmaklarıyla penisimle oynuyordu. Yukarı çekip bırakıyor, derisini çekiştiriyor, fiske vuruyordu.
L: Bu kadar küçük olmasını beklemiyordum ya. Neyse, elimizdeki bu. Bununla idare edeceğiz artık.
Bunu söyledikten sonra penisimi iyice yukarı çekti ve bir tokat attı. Penisimde hissizlik vardı, geçirdiğim kazadan dolayı o yüzden pek bir tepki vermemiştim. Bu tepkisizliğim karşısında Leyla abla şaşırmıştı.
L: Hayret. Hiç mi tepki yok?
B: Acıdı efendim ancak kendimi tutmaya çalışıyorum. Gürültü yaparsam komşularınız duyabilirim.
L: Vayy. Aslında bağırmanı isterdim cezanı arttırmak için ancak düşünmen bile güzel kölem. E o zaman biraz daha sert vursam bağırmazsın öyle mi?
Penisimi tekrar çekip daha sert bir tokat attı. Benden yüksek bir tepki olmadığını gördükçe şaşırıyordu ve daha sert vurmaya başlıyordu. Tokatın şiddeti arttıkça hissettiğim acı da artıyordu, ancak bağırtacak kadar bir acı değildi.
L: Öff be! Senin nasıl bir acı toleransın varmış ya? Ellerim acıdı artık vurmaktan, senden gık çıkmıyor. Baksana şu ellerimin haline.
Leyla abla hafifçe bana dönüp ellerini yüzüne yaklaştırmıştı. Parmaklarında penisimin şeklinde bir çizgi oluşmuştu. Parmak uçlarıda sürekli penisimi çekiştirip sıkmaktan kıpkırmızı olmuştu. Şimdi fark ediyordum, mat kırmızı oje sürmüştü tırnaklarına.
L: Ellerimi öp hemen.
Ellerini ağzımın üzerine getirip 5-6 kez öptürdü ve çekti ve tekrar sırtını yüzüme döndü.
L: Sana ceza olsun diye penisine işkence yapayım dedim, kölemin acı toleransı Erciyes dağı kadar çıktı. Acı toleransın yüksek olabilir ancak sonuçta gördüğü zarar değişmiyor. O yüzden merhamet ederek şimdilik penis işkencesine ara veriyorum. Altımdan henüz kalkmayacaksın ama.
B: Emriniz olur efendim.
Leyla abla, yaklaşık 30-40 dakika göğsümde oturduktan sonra sonunda göğsümden tuvalete gitmek için kalktı.
L: Köle, ben gelene kadar ayağa kalkmış ve uyuşukluğunu atmış ol.
Leyla abla gittikten sonra ayağa kalktım ve gerilme hareketlerimi yapmaya başladım. Leyla ablanın altında baya bir uyuşmuştum ve zar zor kendime gelmiştim. Leyla abla gittikten 7 dakika sonra falan geri geldi.
L: Evet. İyice dinlendiğimize göre eğlenceye devam edebiliriz. Şimdi ne yapsam ne yapsam? Galiba buldum. Senin az yeme problemin vardı değil mi?
B: Yani, öyle de diyebiliriz efendim.
L: Sana çare buldum köle. Yat yere koltuğunun yanına.
B: Efendim bugün sanki beni sürekli yatırıp kaldırıyorsunuz gibisiniz.
L: Öyleyse nolmuş? Emredersem 24 saat boyunca sadece onu yaparsın. Köleye bak, sahibesini sorguluyor. Yat yere hadi. Koltuğunun yanında yere yattım ve beklemeye başladım. Leyla abla koltuğa oturdu ve ayak parmaklarını dudaklarımın üzerine yerleştirdi.
L: Belki ağzın çok küçük olduğu için yemek yiyemiyorsundur? Ağzını genişletmeyi deneyelim bi. Aç ağzını.Leyla ablanın emriyle beraber ağzımı sonuna kadar açtım. Leyla abla ayağını henüz ağzıma sokmamıştı. Parmaklarıyla dudaklarımın üzerinden geçiyor, parmaklarıyla ağzımı genişletiyordu. Bir süre böyle oynadıktan sonra birden ağzımın içine soktu ve zorlamaya başladı.
L: Haydi bakalım, ağzını ne kadar genişletebileceğiz bugün.
Ayağını zorlayabildiği kadar zorluyor sonra bir miktar geri çekip tekrar bir kuvvetler geri sokuyordu. Ayağını ağzımın içindeyken parmaklarıyla yanaklarımın iç kısımlarına dokunuyor, yapabildiği zaman tırnaklarını ağzımın içine batırıyordu. Refleks olarak hareket etmeye çalıştığım zaman boşta olan ayağı ve elleriyle hareketlerimi kısıtlıyordu. Tüm bunları yaparken de kahkahalar atıyordu.
L: Hahahahah! Orospu gibi ayağıma sakso çekiyorsun köle. Savaşmayı bırak ve zevk almaya bak. Sen değil miydin köle olmak isteyen? Ayağımla her yakınlaşmanın sevgiliyle flörtleşmek gibi olduğunu mu zannediyordun? Bazen ayaklarım sevgilin olur, bazen sikicin, bazen işkencecin olur. Zevk almayı ya seve seve ya sike sike ÖĞRENECEKSİN!Leyla abla zevkin doruklarını yaşıyordu, bakışlarından ve yüz ifadesinden anlayabiliyordum. Ancak bu, benim şu an çektiğim acıyı hafifletmiyordu. Leyla abla her fırsat bulduğunda boş ayağıyla bana tokat atıyor, sonra da hareketimi kısıtlamaya devam ediyordu. Nefes almam iyice zorlaşıyordu, ayağını sürekli sok çıkart yapmaktan yüzümün her yeri kendi salyam ve tükürüğüm olmuştu ve bir kısmı burnumu dolduruyordu.
Bu birkaç dakika böyle devam etti ve iyice güçten düştüğümü görünce durmuştu ve ayağını ağzımdan çıkartıp saçlarımda kurulamıştı. Ben yerde nefesimi toplamaya çalışıyordum. Boğazım kasılmaktan dolayı ağrıyordu ve sürekli öğürüyordum. Leyla abla ise koltuktan bu halimi keyifle izliyordu.
L: Al sana kölelik, Deniz bey. Bugünden sonra bu yaptıklarımdan daha kötülerine hazır olmalısın. Hazır mısın?
B: Hazırım efendim...
Son gücümle bunları söyledim ve bayıldım.
Leyla abla ben bayıldıktan 1 saat sonra beni uyandırdı ve temizlenmeme yardım edip beni eve gönderdi. Her yerim ağrıyordu, güç bela eve vardığımda da yemek yemeden kendimi yatağa atıp uyudum.