BENİM YERİM
Ellerimde pazar poşetleriyle apartmanın dış kapısına geldim, poşetlerle kapıyı açmamın zaman alacağını anlamış olacakki arkamda olduğunu seslenmesiyle anladığım üst komşum Banu “bir dakika ben açayım”dedi. Kapıyı açmak için önüme geçerken sıcak bir gülümsemeyle selam verdim. O ise soğuk bir şekilde kafasını sallamakla yetindi. Kapıyı açan anahtarı ararken ona dikkatli bir şekilde baktım benden biraz uzun olan boyu ayağındaki topuklu sandaletle epeyce fark oluşturmuştu aramızda. Sonra eğilmiş omuzlarımı fark ettim dik durmaya çalıştım, peki şimdi daha mı iyi hissediyordum? Hayır. Benden on yaş genç olmasına ek olarak benim zayıf bedenime karşılık onun dipdiri vücudu vardı. Neden bunları düşünüyorsam kıskanmış mıydım, hayır ama onun tek başına güçlü ve kültürlü bir kadın olması ve bu fiziksel fark ona karşı kendimde bir eziklik hissettiriyordu. Az önce olan da buydu. Benim ona sanki mecburmuşum gibi sıcak ve masum bir şekilde gülümsemem onun ise soğuk bir şekilde bana tepeden bakarcasına sadece kafasını sallamakla yetinmesi… Ben bunları düşünürken o çoktan apartmana girmişti bende arkasından girdim giriş katımdaki evimin kapısına yöneldim. Banu da üst kattaki evinin merdivenlerini çıkıyordu. Eve girecekken bir şey fark ettim, Banu'nun topuklu sandaletinden gelen çamur izleri merdiveni kirletmişti. Bu dört katlı apartmanın merdivenlerini ben temizliyordum ve daha bugün yeni silmiştim. Banu bunu ilk kez yapmıyordu neden dikkat etmezdi ki… Gidip onu uyarmalıydım. Peki ne diyecektim. Birçok sefer de açtığı yüksek ses müzikten, gece yarısı topuklu terliklerle yürümesinden rahatsız olmuş ama hiç bir şey söyleyememiştim. Cesaretimi toplayıp kapısını çaldım.
Banu, biliyorum hava yağmurluydu ama girişe bir paspas bırakıyorum girerken ayakkabılarını ona sil olur mu merdivenleri daha yeni silmiştim.
”Ne? Paspasa mı ? Dalga geçiyosun herhalde” dedi. Yüzünde küçümser bir ifade vardı.
“Evet niye ki?" Diye sordum çekinerek, geldiğime pişman olarak. Ne diye gelmiştim ki sanki. Yağmur yağmıştı ve ayakkabıları çamur olmuştu. Ayrıca merdivenleri silmek de benim görevimdi. Suçu kendimde aramaya başlamıştım. Her zamanki gibi, pısırık, çekingen hatta ezik karakterim kendini gösteriyordu.
Bu merdivenleri temizlemek için kim para alıyor bizden.
Ben
”İstersen başkasını bulabiliriz” dedi.
Bu bana bir uyarı gibiydi, tabiki de başkasını bulmalarını istemeyecektim eşim yurt dışından yeterli para göndermiyordu çok olmasada üç beş bir şey geçiyordu elime merdivenleri siliyordum, bazen de temizliğe giderdim birilerine. İçimde bir korku oluştu.
- “Yoo hayır, lütfen ben hallediyorum”
"Hah şöye yola gel" der gibi tepeden tepeden, tepemden bakıyordu.
- ”Kolay gelsin o zaman” dedi manalı bir şekilde, cevap vermemi beklemeden kapıyı yüzüme kapattı.
Hızlı adımlarla merdivenlerden indim, eve girdim yüzümün kızarıklığı geçmemişti oturdum, olanları düşündüm. Banu beni küçük duruma düşürmüştü, ben de buna müsaade etmiş, ses çıkaramamıştım. Hala kendimi suçluyor keşke hiç gitmeseydim diyordum. Benden yaşca küçük ve her açıdan böylesine güçlü ve güzel bir kadın karşısında bu duruma düşmek beni kahrediyor, utandırıyordu. Kırk beş yaşıma gelmiş bir kadınım şu yaşadığım şeylere, düştüğüm durumlara bak. Yıllardır böyleydi bu, hep bir eksiktim hiçbir zaman kendimi bir şeyde gösterememiş bir saygınlık kazanamamış kendimi fark ettirememiştim. Evinde kocasını bekleyen sıradan bir ev hanımıydım çocuğum bile olmamıştı, eşim bir iki hafta buraya gelir aylarca hatta yıllarca yurt dışına gider kırk yılda bir arardı. Ben de burada kıt kanaat geçinmeye çalışıyordum. Tüm hayatım bundan ibaretti. "BENİM YERİM" bu dünyada neresiydi… Bana bunları düşünmemi sağlayan Banu aklıma geldi ve ona karşı içimde bir öfke duymaya başladım… Ertesi günün sabahında merdivenleri silerken Banuyla karşılaştım bana sıcak bir gülümsemeyle “Kolay gelsin” dedi. Şaşırmıştım, şaşkınlığımı gizlemeye çalışarak aynı sıcak gülümsemeyle “Teşekkür ederim” dedim. Bir anda bir sıcak selamıyla ona olan bütün öfkem gitmişti, hatta ona karşı bir sevgi ve saygı duyduğumu fark ettim. Gün böylece bitti. Saat gece yarısına yaklaştı ben de uyumaya gittim. Üst katımdan yani Banunun evinden sesler gelmeye başlamıştı. Ne yapıyordu bu kadın bu saatte böyle. Sesler bitmiş bu sefer de terlikleriyle gürültü çıkarıyordu. Topuklu olduklarını tahmin ettim. Adımlarını yatak odamdan rahatça duyabiliyordum sanki tepemde tepiniyordu. Banu' nun ayak sesleri o gün yaşananları hatırlattı bana. Bakışlarını, hitap şeklini. Kendine olan o güveni ve benim onun karşısında düştüğüm o aciz durum... Bunların hiçbirini bir türlü kafamdan atamıyordum. Ardından bugün verdiği o sıcak selam geldi aklıma. Bana kendimi önemli biriymiş gibi hissettirmişti o selam. içimde ona karşı bir minnet duyduğumu fark ettim. Banu'nun görünüşü mimikleri, topuklu sandaletleri, dizleri üstündeki elbisesi, diri vücudu, sütun bacakları ve biçimli ayakları. Birden sadece onu düşünmeye başladığımı farkettim. Bütün bunları düşündükten sonra bana karşı tavırları tekrar aklıma geldi. Kendime itiraf edemesem de ona karşı bir hayranlık duyuyor gibiydim. Benim ona karşı ricam karşısında onun bana olan tavrı hatta beni ezmesi, küçük düşürmesi. . Bu sabah ta verdiği o sıcak selam tüm yaşananları bana unutturmuş ona karşı olan düşüncelerimi değistirmiş birden ona sempati, hatta hayranlık duymamı sağlamıştı. Sesler kesildi bende uykuya daldım.
İki gün sonra eve yakın bir süpermarkette karşılaştım Banuyla. Yine sıcak bir selam verdi. Hatta hal hatır bile sordu. Bana karşı bu davranışı beni oldukça memnun etmişti. Bir müddet konuştuktan sonra ben pek bir şey almadığım için onun poşetlerine yardım edebileceğimi söyledim. Poşetleri alıp marketten çıkmıştık. Neredeyse yarısından fazlasını ben taşıyordum ama şikayetçi eğildim. Eve doğru giderken onunla arkadaş olabileceğimizi düşünüyordum. Bu fikir çok hoşuma gitmişti. Onun gibi birinin benimle muhabbet etmesi bana özgüven aşılamıştı. Kapısına kadar çıkarttım poşetlerini.
Beni kahveye davet etmesine çok sevinmiştim. İçeri girdik, kahvelerimizi içerken sohbet ediyorduk. O benimle konuşurken daha rahattı, aramızdaki yaş farkına rağmen bana adımla hitap ediyor, hatta sık sık canım diyordu. Bir takım şeyler anlatıyordu, ben de dinliyordum. Bazen de soru soruyor, ben çekinerek cevap veriyordum. Bu çekingenliği üstümden atmak istesem de yapamadım. Onun duruşu, konuşması, hali tavrı, üzerimdeki hakimiyetini bana aşılıyor gibiydi. Kahvelerimizi bitirdik ”canım sen şu bardakları bi mutfağa götürüver, ben bi arkadaşımı arayacağım” dedi. Sanki gözüne girmeye çalışıyormuşçasına hemen arzusunu yerine getirmiştim. Döndüğümde "senden bir şey rica edeceğim" dedi. ”Terzide elbisem var yarın ben işten gelene kadar alınması lazım, alır mısın? ” diye sordu. Ben de büyük bir keyifle kabul ettim…
Ertesi gün akşamüzeriydi, kapım çaldı, açtım. Gelen Banuydu
O an hatırlamıştım, başımdan aşağıya kaynar sular dökülmüştü..
“Ben, ben unuttum Banu ama hemen şimdi alıp gelirim”
”Ne, dalga mı geçiyorsun sen, nasıl unutursun, aptal mısın sen, ya terzi kapandıysa?”
Bunları söylerken sesi gittikçe yükseliyor, biraz da üzerime doğru geliyordu. Bana "aptal" demişti. O an buna hiç takılmadım, sadece içimde bir korku vardı ve cevap veremiyordum. "Ne yaptım ben" diye söyleniyordum içimden. Gerçekten aptaldım. Nasıl da unutuvermiştim. Büyük bir üzüntü içindeydim başım önde bana söyleyeceklerini bekliyordum. Gerçekten çok kızmıştı, o elbiseyi bu akşam giyecekti.
- ”İnşallah terzi kapanmamıştır, Allah kahretsin, buna güvenirsem olacağı buydu. Sen benimle dalga mı geçiyorsun ha! Bilerek yaptın değil mi, gerizekalı seni. ”
Resmen azarlıyordu beni, neredeyse dövecekti. Çıt çıkaramamıştım. Bu akşam onun için önemli olmalıydı. Ben de kendimi suçluyor bu hakaretleri azarlamayı hak ettiğimi düşünüyordum. Ya da korkudan böyle düşünüyordum. Özür dilemeye kalktım, ama sesim çıkmıyordu. Banu arabasıyla terziye gitti. Geldiğinde -pencereden gözlüyordum- elbisesini elinde görünce derin bi oh çektim. Bundan sonra ne olacaktı, beni bir daha affeder miydi? Her şeyi mahvetmiştim, peki ya nasıl kendimi affettirecektim?
Ertesi gün akşamüzeri, apartmana girdiğini gördüm. Kapıyı açtım, onunla konuşmak, özür dilemek istiyordum. "Banu" diye çağırdım. Soğuk bir şekilde "evet" dedi.
- Ben geçen gün olanlar için özür dilerim. Lütfen uzatmayalım, arkadaşlığımız bozulmasın
Küçümseyici bir ifadeyle gülümsedi.
Bir şans daha vermemi istiyor musun?
Evet, lütfen.
Peki, madem öyle yarın akşam misafirlerim gelecekler. Yaprak sarma yapmayı biliyor musun.
Evet biliyorum.
”Tamam, yarın ben işten dönene kadar hazır olsun. Şu parayı da al, malzeme için”dedi.
Parayı aldım, eve girdim içimde garip bir his vardı. Bana bir şans daha vermesine sevinmiştim. Sanki arkadaş değilizde ben ona muhtaçmışım gibi tavır sergilemişti. Belki de doğruydu. Şu anda tek önemli olan, benden istediği şeyi en güzel şekilde yapmaktı. Ertesi gün yaprak sarmaları hazırladım. çıkardığım işten memnundum Banu'nun gelmesini bekliyordum.
Nihayet vakit gelmiş, kapı çalmıştı.
Sarmayı getirdim, tabağın içinden bir tanesini alıp tadına baktı, gülümsedi.
Aferin, iyi iş çıkarmıssın ellerine sağlık.
Teşekkür ederim, afiyet olsun.
O akşamdan sonra aramız iyi olacak gibiydi. Banu ara sıra beni yanına çağırıyordu. Birlikte sohbet ediyorduk. Sadece evinde buluşuyorduk. Hiç dışarıya çıkmamıştık o da istememişti. Zaten ancak o istediği zaman buluşuyor, onun istediği şeyleri konuşuyor, onun istediği şeyleri izliyor ve hatta onun istediği şeyleri yiyip içiyorduk. Kararları hep o alıyor bana uymak düşüyordu. Kararlarını sorgulamayı aklımdan bile geçirmemiştim. Durumumdan şikayetçi değildim, birlikte zaman geçirdikçe samimiyetimiz artmıştı. O bana çok daha rahat ve cüretkar davranıyordu. Aramızdaki hiyerarşi belliydi: O üstün olan taraftı, ben ise ortama uyan, itaat eden taraf.. Bütün bu olanları kendi içimde dahi hiç itiraz etmeden kabullenmiştim, normal bir şeymiş gibi geliyordu. Sık sık benden birşeyler istiyor, ben de elbiseyi unuttuğumda yediğim fırçayı yememek için, eksiksiz yerine getiriyordum bu istekleri.
Banu bir gün bana arkadaşlarının geleceğini ve benim ona yardım etmem gerektiğini söyledi,edermisin demedi yarın öğleden sonra gel dedi,bende tamam dedim.Yemekler hazırlandı misafirlerin gelmelerini bekliyorduk ben mutfakta eksikleri tamamlarken misafirler gelmişti.Hoş geldiniz demek için salona gittim.
-“Merhaba,hoş geldiniz nasıls…”Nasılsınız diyecektimki Banu lafı ağzıma tıkıp misafirlere “kızlar sofra hazır isterseniz hemen oturalım,Ayşe sen servisleri hazırlamaya başla canım ben geliyorum.”dedi.Mutfağa gittim şaşmış kalmıştım bayağıda utandım yüzüm kızarmıştı,neden böyle yapmıştı ben tanıştırmadı bile arkadaşlarıyla gerçi onlarda bu duruma pek aldırış etmemişlerdi yine kendimi görünmez ve ezik gibi hissediyordum.Misafirleri ağırladık gittiler gece boyunca servis yapmış ayakta istedikleri bir şey varmı diye beklemiştim.Banu beni evin hizmetçisi yerine koymuştu,ona kızgındım ama hakkında kötü bir şey düşünemiyordum daha çok küs gibiydim ve sanırım biraz ilgi bekliyordum…Herkes gidince “buraları yarın toplarız şimdi sen evine git yarın sabahtan gel hem bi genel temizlik yapıcaz”dedi.Gözlerinin içine bakıyordum en azından bir teşekkür veya farklı bir şey söylemesini bekliyordum o sırada eliyle yanağımı okşadı “yorulmadın dimi”dedi.İçimde garip bir duygu oluştu o anda elini öpmek istedim ama kendime hakim olarak “yoo hayır yorulmadım” dedim.Gece uyumaya çalışırken bu gece yaşananları düşünüyordum,neden böyle davranmıştı,acaba ben mi abartıyordum peki neden ona toz konduramıyordum ona kızgındım ama sadece tek bir hareketi tek bir kelimesiyle bir anda her şeyi unutmuştum.Beni kullanıyormuydu,ben onun için ne ifade ediyordum onun gözünde neydim onunla tanıştığımızdan itibaren ki günleri düşündüm.Onunla vakit geçirmeye başladığımdan beri gecem gündüzüm o olmuştu o yokken bile yaşananları düşünüyordum,şimdi olduğu gibi.Onu suçlamıyordum hatayı yine kendimde aradım tek sorun keşke beni biraz daha önemseseydi belkide bu konuyu onunla konuşmalıydım,peki ne diyebilirdimki,yada dargınlığımı bir şekilde belli etmeliydim belki oda anlar ve her şey daha güzel olurdu.
Ertesi sabah evine gittim,kapıyı açtığında daha yeni uyanmıştı üzerinde geceliği vardı,içeri girdik koltuğa oturdum oda geldi aynı koltuğa uzandı ve hiç çekinmeden çıplak ayaklarını seri bir şeklide kucağıma bıraktı.
+Ayy,ayaklarım ağrıyo biraz masaj yapsana
Emrivaki yapmıştı ayaklarını kucağıma uzatmış masaj yapmamı istiyordu.İtiraz etmedim hatta gülümseyerek 39 numara ayaklarını elime aldım ve masaja başladım ayakları bile çok güzel diye düşünüyordum büyük bir özenle sol ayağını ovalarken.
+Çok sağol valla çok iyi geldi,canım benim ya ee nasılsın bakalım.
Benimle ilgileniyormuş gibi çok sıcak bir şekilde sordu bu beni çok sevindirdi ama dün gece olanlar aklıma geldi ve bi tavır takınmak,dargınlığımı belli edip daha çok ilgisini çekmek istiyordum.
-“İyi diyelim iyi olsun,sen nasılsın” dedim soğuk bir şekilde bir şeymi var demesini beklerken soruma bile cevap vermedi aynı sıcak tavırla sordu
+kahvaltı yaptınmı
-evet
+o zaman hemen başlayalım temizliğe,işimizi erkenden bitirelim bu akşam dışarı çıkıcam.
Gece düşündüklerim iyice kafamı kurcalıyordu beni sadece temizlik için çağırmıştı beni önemsediği felan yoktu işte bu beni iyice üzdü.Temizlik malzemelerini gösterdi nerden başlayacağımı nasıl yapmam gerektiğini ve nelere dikkat etmem gerektiğini iyice tarif ediyordu verdiği direktifleri yerine getirmek üzere harekete geçtim bazı değerli eşyalara özellikle dokunmamam gerektiğini birkaç defa büyük bir ciddiyetle söylemişti onun için çok önemli olmalıydılar.Temizliğe devam ederken oldukça durgun ve isteksizdim zorla yapıyordum bunu fark edermi acaba diye düşündüm.Kendi odasında bir şeyler yapıyordu bende salonda temizlik yaparken iyice sıkıldım bi ara içeri geldi yakınında olduğum vazoyu kastederek “vazoya dikkat et silmeye felan kalkma” dedi ve tekrar odasına gitti.Bende biraz soluklanmak için oturdum gözüm vazoya takıldı neydi bunu bu kadar özel kılan acaba eski bişey olduğu belliydi oldukçada değerli olmalıydı.Dayanamadım ayağa kalkıp vazoya bakmak istedim elime aldım biraz inceledim yerine koyarken altındaki örtü birden kaydı panikleyip vazoyu tutacağım yere yere düşürdüm ne olduğunu anlamamıştım bile vazo bir anda düşmüştü elim ayağım titredi yerden alırken inşallah bir şey olmamıştır diyordum ama korktuğum başıma gelmişti vazonun kulpu kırılmıştı çok korkuyordum sesi duyan Banu salona geldi kırılmış vazoyu elimde gördü ve o andan itibaren hayatım değişti…
1 AY SONRA…
Gece saat ikiyi gösteriyordu Banu Hanım hala gelmemişti bende o gelmeden uyuyamazdım.Kapı çaldı sonunda gelmişti –“Hoşgeldiniz Banu hanım” sarhoştu içeri girdi,çıkardığı topuklu ayakbılarını alıp ayakkabı dolabına koydum içeri geçtim –“benden istediğiniz bir şey varmı efendim” dedim.Yüzüme uzun uzun baktı tedirgin oldum acaba bir hatamı yapmıştım ama hayır hiçbir hata yapmamıştım bundan emindim.Ayağa kalktı üzerime doğru yürüdü.
+”Bana karşı koy dedi”
-“Anlamadım Banu Hanım”dibime kadar geldi bi tokat attı +“Neyini anlamadın gerizekalı” şok olmuştum neler olup bittiğini anlamaya çalışıyordum.Beni itti “bana karşı koy eğer bana karşı koyabilirsen birkaç gün evinde kalmana izin veririm”dedi.İtmeye devam ediyordu sarhoştu ne yapacağımı bilmiyordum iyice sıkıştırdı refleks olarak itmeye kalktım ama sarhoş olmasına rağmen çevik bir hareketle beni yere yapıştırdı.Güldü.+”Bumu senin karşı koyuşun aptal,bak kaç yaşında kadınsın benim emrim altında yaşıyorsun gerçi bu sana bu hayatta bi karakter kazandırdı bi amaç verdi bi boka yaradın”sustu bi süre bana bakmaya devam etti zavallı biriymişim gibi bakıyordu.+”Neden çekip gitmiyorsun?neden hala buradasın?”dedi.Sonra cevabını kendi bulmuş gibi+”seni şimdi bıraksam gidemezsin bunu sende biliyorsun çünkü SENİN YERİN benim ayaklarımın dibi sen ait olduğun yerdesin.”
Sözlerinde haklımıydı bilmiyorum ama sorduğu sorulara bende cevap veremiyordum henüz,gerçekten neden çekip gitmemiştim,neden ona katlanıyordum neden onun emirlerini yerine getirmek için bekliyordum.Korkuyormuydum,yoksa isteyerek mi buradaydım yoksa geçekten Benim Yerim burasımıydı.Bunları düşünürken bir yandan ayağa kalkacaktım ki sağ ayağıyla yüzüme bastı ve kalkmamı engelledi,ayakları çıplaktı sol yanağıma sağ ayağıyla basmış suratımı yere yapıştırmıştı öylece bekliyordu tam tepemde,topuklarını kaldırdı suratımdan sadece parmaklarıyla baskı uyguluyordu benimle resmen oynuyordu eziyordu hiçbir şey söylemiyordu kafamı oynatamıyordum ayağını sağa sola çevirerek suratımı ezmeye başladı.Baskıyı biraz azaltınca yüzümü ona doğru döndüm ayağını göğsüme koymuştu gözlerimin içine bakıyordu suratında yine o ifade vardı bana zavallı der gibiydi.Ayağının dışıyla hafif bir şekilde aşağılarcasına vurup hiçbir şey demeden odasına gitti.Bir süre öylece kaldım…
O geceden sonra bana çok farklı davranmaya başladı. O gece bana,senin yerin benim ayaklarımın dibi istesen de gidemezsin demişti ve sonrasında da beni ayaklarının altına alıp aşağılamıştı vazoyu kırdığım o günden beri böyle davranmamıştı bana,o geceki konuşmaya kadar hizmetçi ve evin hanımı ilişkisi vardı şimdi ise kölesi gibi davranıyordu.Bense hala gitmemiştim,gidememiştim artık her şeyi kabullenmiştim sanırım.
Banu Hanımın evde olduğu bir hafta sonu bana emrettiği üzere temizlik yapıyordum.İlk önce banyo ve tuvaleti temizledim sonra söylediği gibi ayakkabı dolabındaki ayakkabılarını,topuklular,botlar,sandaletler çeşit çeşit ayakkabılar epey zamanımı almıştı.Bitirdikten sonra evi süpürdüm ve silmeye karar verdim,özellikle el beziyle özenle silmemi söylemişti ben yerleri dikkatle silerken bir anda sinirli bir şekilde yanıma geldi ve ayağındaki topuklu terlikleriyle sert bir şekilde elime bastı ne olduğunu anlamamıştım.
+”Geri zekalı! bu terliğimin hali ne” dedi.Terliğin altındaki tozları gösteriyordu. Bişey diyemedim.
+”Ben sana yerleri silmeden balkonu temizle demedim mi” Terliklerin balkonda kirlendiğini o zaman anladım.Elime daha sert bastı acıyla birlikte
-“Ahhh! Dediniz, unutmuşum özür dilerim.” Dedim. Elinde balkonda okumak için aldığı kitapla kafama vurdu,
+”Demek unuttun aklın nerde senin aptal” yine ses çıkarmadım, sonunda ayaklarını elimden çekti derin bir nefes aldım.
+”Sana ceza, ayağımdaki kirli terliği çıkartana kadar basıp kirlettiğim yerleri peşimden bezle temizleyeceksin, beni takip et” Her yeri temizliyordum ama balkonu önce temizlemediğim için ceza almıştım. Mutfağa doğru gitmeye başladı,bende mecbur elimde bezle takip ediyor,bastığı yerleri anında siliyordum ara sıra arkasına dönüp kontrol ediyordu.Çok yorulmuştum daha fazla dolaşmaması için dua ediyordum.Sürünmekten dizlerim çok acıyordu,tek görebildiğim terlikteki çıplak ayakları ve o adım atarken görülen topuklarıydı, yerleri yeni sildiğim için hafif bir ıslaklık vardı ve bu terlikteki tozla birlikte zeminde daha fazla iz bırakıp yerlerin daha fazla kirlenmesine sebep oluyordu.Yatak odasına yöneldi,bende peşinde köpek gibi sürünüyordum,o sırada geçmişi hatırladım,apartmanın merdivenlerini yeni sildiğim gün Banu kirli ayakkabılarıyla çamur yapmıştı,o gün onu uyarmaya gittiğimde bile beni azarlamıştı şimdi ise beni bazı geceler rahatsız eden o ayağındaki topukluyla yerleri kirletiyor ve bende peşinden sürünerek anında siliyordum…
Artık bayılacak gibiydim, sonunda koltuğa oturdu ve terlikleri bana verdi terlikleri elime aldığımda sanki bütün dertlerimden kurtulmuş gibi hissettim hatta teşekkür bile ettim ama o cevap bile vermedi
+”İlk önce terlikleri temizle, sonra da balkonu, hadi acele et hava kararmadan bitir şu işlerini artık”
Dediklerini yaptım, o balkona kitabını okumaya gitti bende diğer temizlik işlerini gözüne girmek için hızlı bir şekilde bitirdim ama bende bitmiştim gerçekten çok yorgun ve bitkindim.Ben bütün evin temizliğini yaparken oda keyif yapmıştı,şimdide uzun süre kaldığı duştan çıkmış odasına girmişti. İşlerimin bittiğini söylemek için yanına gittim.
-“Banu Hanım bütün işleri bitirdim.” bunları söylerken sesimden bile bitkin olduğum anlaşılıyordu karşısında ayakta beklerken bana acımasını ve birazcıkta olsa merhamet göstermesini bekledim o yüzüme bile bakmadan konuştu.
+”Sonunda bitirebildin,şu kırmızı ojelerimi bana getir.” Getirdim.
+”Gel otur şuraya” yeri gösteriyordu,duştan yeni çıkmış yatağında bornozuyla oturuyordu bende karşısında diz çöktüm.
+”Demek bütün işleri bitirdin hahah,ben bitti demeden bitmez bunu aklına sok” başımı iyice öne eğdim,inşallah bir iş daha vermez diye dua ediyordum gerçekten çok yorgundum benden bir şey daha isterse ayaklarına kapanıp yalvarabilirdim.
+”Yaklaş biraz”
Yaklaştım,artık tam dizlerinin dibindeydim ojeyi eline aldı,sağ ayağını sol omzuma uzattı bitkinlikten geri düşücek gibi oldum bu onu gülümsetti +”dik duur” diye uyardı.Sağlam durmaya çalıştım.Ayağını omzuma koydu ve ojesini sürmeye başladı,üzerinde sadece bornoz olduğu için bacağını omzuma atınca çıplak vücudunu görüyordum,bu beni biraz utandırdı ama o çok rahattı bacakları gerçekten çok güçlü ve sütun gibiydi kusursuz bir vücuda sahipti.Sağ ayağını bitirdikten sonra sol tafara geçti bu sefer sağ omzuma koyduğu ayağına ojeyi sürmeye başladı.Onu da bitirdikten sonra yatağına uzandı,eline telefonu aldı bende yerde bekliyordum.
+”Ayaklarımdaki ojeyi üfleyerek kurutunca işin bitmiş olacak,hadi başla!” dedi.Yavaş hareketlerle zayıf ve yorgun bedenimi yerden kaldırdım bu güzel ayaklara doğru eğildim,üflemeye başladım.
+”Yavaş yavaş üfle!”…
Haziran ayının ortalarına yaklaşmıştık ben hala Banu hanımın yanında ona hizmet etmeye devam ediyordum. Banu hanım birkaç günlük iş seyahati için şehir dışına çıkmıştı bana da bu sırada kendi evimde kalmamı söyledi, o burada yokken kendimi bir boşlukta gibi hissetmiştim evde öylece boş boş oturmuştum,o yokken hayatımın bir anlamı yok gibiydi ondan emir almadığım birkaç gün kendi başıma hiçbir karar alamaz olmuştum.Geleceği akşam yine onun evine gittim acelece evi havalandırıp
etrafı toparlamaya çalıştım hoşuna gideceğini düşünüp birde yemek yaptım ve heyecanla onun gelmesini beklemeye başladım.Sıcak bir şekilde karşılamak istiyordum.Kapı çaldı,açtım işte o muhteşem görüntüsüyle karşımdaydı gülümseyerek
–“Hoş geldiniz efendim” dedim.İlk defa efendim diye seslenmiştim bir anda ağzımdan öyle çıkmıştı o buna hiç tepki bile vermeden ayakkabılarıyla içeriye girdi hayli öfkeli görünüyordu çantalarını aldım odasına götürecekken:
+”Dur! Ben sana götür dedim mi şurdaki çantada kirliler var onları banyoya götür yarına hazır et” dedi. Bunları söylerken ayağındaki önü açık stilettoları çıkardı yavaşça önüme attı.
+”Şunları da dolaba koy” sinirli görünüyordu ve bende daha fazla sinirlendirmek istemiyordum yoksa sonuçlarına katlanırdım hemen dediklerini yaptım,yanına geldim.Bacak bacak üstüne atmış dikkatli bir şekilde telefonuna bakıyordu.
-“Banu Hanım,yemeğinizi buraya getirmemi ister misiniz” dedim.Cevap vermedi telefona bakmaya devam ediyordu bende ayakta cevap vermesini bekliyordum,tekrar seslendim.
–“Banu Hanım” ters ters bana baktı ne istiyosun der gibi
–“Yemeğinizi..” diyebildim sert bir şekilde bakınca fazla konuşamadım.
+”Ne yemeği? Ben sana yemek yap dedim mi”
-“Efendim ben sadece” Laf ağzımdan çıkmıyor geveliyordum korkudan.
+”Cevap ver geri zekalı! Ben sana yemek yapmanı emrettim mi” diye bağırdı. Cevap vermek bir yana artık ayakta zor duruyordum titremeye başlamıştım başım önde bekliyordum. Ayağa kalktı,mutfağa gitti yanına çağırdı.
+”Bunlar mı yaptığın yemekler!” dedi.Yine ses çıkaramadım başım önde bekliyordum.Önce yemek yapmama sonra da yaptığım yemekleri beğenmediği için kızmıştı.
+”Cevap versene salak!” diye bağrınca yerimden hoplar gibi oldum. Üstüme doğru hızla geldi ve saçımdan tuttuğu gibi yere yapıştırdı,salona doğru sürüklemeye başladı sol elini saçıma geçirmiş beni peşinden sürüklüyordu iki elimle saçımı kurtarmaya çalışsam da beceremedim çok güçlüydü.Beni ayaklarının dibine doğru fırlattı.
+”Bu evin dağınıklığı ne?” dedi oysaki yeni toparlamıştım, hafif ağlamaklı bir sesle:
-“Banu hanım yemin ederim yeni toparladım” dedim, der demez tokadı yapıştırdı suratıma.
+”Bu mu senin toparlamış halin aptal” dedi. Yüzüne bakamıyordum, önünde diz çökmüş başım önde bekliyordum.Yeniden saçımı sol eliyle kavradı sağ eliyle tokatlar atmaya başladı:
+”Bir daha benim emrim olmadan kendi kafana göre bir iş yaparsan ve bir daha bu evi böyle bulursam seni gebertirim!”dedi.Bunları söylerken her bir kelimesinde bir tokat atmıştı.Canım çok yanıyordu ve ağlamaya başladım sonunda saçımı bırakmış fakat hala karşımda dikiliyordu daha fazla bir şey yapmasından korktum ve yalvarmaya başladım.
-“Banu Hanım lütfen affedin bir daha böyle bir şey asla olmayacak yalvarıyorum Banu hanım lütfen beni affedin” dedim ve zayıf bedenimi ayaklarının önüne sererek ayaklarına kapandım o ise yerinden bile kıpırdamadı sol ayağını iki elimle tuttum bu sırada da göz yaşlarım ayaklarının üzerine geliyordu sözlerime bu şekilde ayaklarına kapanarak devam ettim.
-“Banu Hanım size yalvarıyorum bana biraz merhamet gösterin ben ne yapıyorsam sizin için sizi mutlu etmek için yapıyorum efendim lütfen” bunları söylerken daha fazla ağlamaya başladım kafamı kaldırıp Banu Hanımın yüzüne baktım oda bana tepeden yine zavallı der gibi bakıyordu bir şey demedi olduğu yerde duruyor ve beni seyrediyordu tekrar kafamı aşağı ayaklarına çevirdim içimden geçenleri söylemeye devam ettim.
-“Banu Hanım ben bütün günümü hatta uzun bir zamandır bütün bir hayatımı size hizmet etmekle geçiriyorum, sizin emriniz altında yaşıyorum tek bir gün bile şikayet etmedim, etmem edemem de zaten ama size burada ayaklarınızın dibinde yalvarıyorum beni dövün kızın hatta öldürün razıyım ama lütfen bana birazda olsa şefkat ve merhamet gösterin beni dövmeniz değil beni üzen,bana bağırmanız değil,siz yapıyorsanız benim diyecek bir sözüm olamaz bunu kabullendim artık,beni üzen beni her seferinde görmezden gelmeniz,en azından yüzüme bakın lütfen… ” dedim ve ayağına sıkı sıkı sarılarak sol ayağının üstünü öptüm…
+”Demek tüm istediğin bu” dedi.Göz yaşlarımı silerek cevapladım;
-“Evet”
+”Çekilebilirsin...”
Birkaç gün sonra…
Sabah erkenden kalktım aynada kendime baktığımda Banu Hanımdan yediğim tokatlar yüzünden oluşan gözümdeki hafif morluk gitmemişti. Banu Hanım uyuyordu yapılacak birkaç küçük işi onu rahatsız etmeden yaptım, onun uyanmasını bekliyordum birazdan kalkar her sabah olduğu gibi sabah sporuna giderdi bende o dönene kadar kahvaltısını hazırlamakla meşgul olurdum. Koltuğa oturdum kendimi yorgun hissediyordum. Yaşanan son olaydan sonra Banu Hanımın bana karşı olan tavrı değişmemişti yine beni görmezden geliyordu emirleri veriyordu bende uyguluyordum o günden sonra her şeyi hatta en ufak şeyi bile mükemmele yakın yapmaya çalışıyordum hem gözüne girmek için hem de korkumdan,gözüne girememiştim ama hiçte kızmamıştı bana azar işitmedim o günden sonra en azından bu mutlu ediyordu beni.O gün tam şuan baktığım yerde ayaklarına kapandım yalvardım onun beni görmesi için bana birazda olsa merhamet göstermesi için hatta ayaklarını öptüm göz yaşları döktüm ayaklarının altında ama nafile hiç bir şey değişmedi…
Banu Hanım içeri geldi o gelince ayağa kalktım –“Günaydın Banu Hanım” dedim bir cevap beklemiyordum her zamanki gibi ama oda bana +”Günaydın” dedi.İnanamıyordum bana bakıp gülümsedi ve günaydın dedi.Müthiş bir mutluluk yaşadım sanki bütün yorgunluğum gitmişti.Banu Hanım banyodan çıktı tekrar odasına gitti ben salonda ayakta bekliyordum,sonra şaşkınlığı üstümden atıp hemen yanına gittim içimde büyük bir enerji vardı umarım bana bir şey emreder ve bende yaparım diye dua ediyordum içimden,bana bir günaydın demesi ona karşı hizmet etme aşkı uyandırmıştı sanki içimde.Odasında beyaz spor çoraplarını giyiyordu,bir emriniz var mı diye sordum.
+”Spor ayakkabılarımı temizle çıkıcam şimdi”
Hemen gittim özenle spor ayakkabılarını temizledim oda bu sırada geldi.
+”Afferin sanaa” dedi. Sürekli gülümsüyordum.
-“Teşekkür ederim Banu hanım sağolun” dedim.Sürekli olarak sırıttığımı fark etmiş olacak ki
+”Ne o bu sabah çok mutlusun”dedi.
-“Sayenizde Banu Hanım” dedim. Sanki bütün olan bitenin farkındaydı o bana sıcak davrandığı için mutlu olduğumu biliyordu dalga geçer gibi bir kahkaha attı.Tabiikide hiç bozulmadım.
-“Banu Hanım ben gerçekten size…” tam bir şeyler daha söyleyecektim ki sözümü kesti
+”Tamam tamam hemen şımarma sakın” boynumu büktüm
-“Özür dilerim” dedim.Başım öndeydi eliyle yanağımı sevmeye başladı
+”Bak ben hem döverim hem severim”dedi.Bende sahibinin sevmesinden hoşlanan köpek gibi yüzümü eline doğru sokuşturdum gözlerimi kapattım sonunda bana merhamet göstermişti.Elini suratımdan çekip bana doğru öp der gibi uzattı elini iki elimle tuttum ve öptüm.Aferin dercesine yanağıma birkaç hafif tokat attı gülümsedi ve çıktı.
O gittikten sonra olanları düşündüm yanağımı okşarkenki yaşadığım mutluluk inanılmazdı benden yaşça küçük hemcinsim beni hizmetçisi hatta kölesi yapmıştı benimde bu durumu kabullendiğimi biliyordu o kadar zeki,güçlü ve güzel bir kadındı ki ona hayran olmamak elde değildi oda bunu biliyor ve kullanıyordu sonuç olarak ta kendine bir köle yaratmıştı…
Spordan döndü bende kahvaltısını hazırlamıştım salonda koltuğa doğru uzandı;
+”Ayşee”
-“Buyrun Banu Hanım”
+”Gel şu çoraplarımı çıkar ayaklarım hava alsın yoruldum” dedi bir an tereddüt ettim ve sonra mecburen çekine çekine yaklaştım bu durum onu kızdırdı;
+”Hadi ne bekliyosun aptal” dedi daha fazla kızdırmamak için hızlı bir şekilde ayaklarına yöneldim diz çöktüm ve beyaz spor çoraplarını ayaklarından çıkardım Banu Hanım hala bana kızgın bir şekilde bakıyordu iyice korktum umarım her şeyi mahvetmemişimdir diye düşünüyordum sabahki yaşananlardan sonra böyle bir şeyin olmasını hiç istememiştim içimden daha fazla kızmaması için dua ediyordum.
+”Ayaklarımı serinlet” dedi.Ne yapacağımı bilmiyordum öylece kalakaldım ve panikledim
+”Üfleee” dedi sesini yükselterek iyice panikledim ve ayaklarına yaklaşıp hızlı hızlı üflemeye başladım spordan yeni geldiği için ayakları terlemişti kokusunu duyabiliyordum ama bu beni rahatsız etmedi üflemeye devam ederken oda bana bakıyordu ayağının altıyla ağzıma hafif bir şekilde vurup;
+”Çekil şurdan salak” dedi iyice utandım o zaman anladım bunu beni cezalandırmak için yaptığını elimde çoraplarla diz çökmüş bir şekilde kaldım oda banyoya gitti duşa girip çıktıktan sonra odasından bana seslendi hemen gittim.
+”Gel al şu kremi ayaklarımı sür kahvaltıya sonra başlarım” dedi.Bu sırada
yatağa uzandı eline bir dergi aldı bende yatağın ucuna oturdum ve 39 numara ayaklarını kucağıma aldım bu sefer çekingenlik veya tereddüt yaşamamıştım hatta memnun bile olmuştum beni cezalandırmayıp emir verdiği için çünkü az önce dersimi aldım.Sanırım bu tür emirlere alışmıştım da,Banu Hanım bana bunu da öğretmiş bu konuda da beni eğitmeyi başarmıştı kendisine karşı sonsuz itaat içinde olmamı istiyordu ve bunu da gerçekleştiriyordu dergiyi bırakıp bana baktı
+”Masaj yaparak,kremi yedire yedire sür” dedi
-“Peki Banu Hanım” dediği gibi kremi yavaş yavaş sürmeye başladım gözleri üzerimdeydi oldukça özenli bir şekilde yapmaya gayret ediyordum her bir ayak parmağını tek tek ovalayarak sürdüm kremi, ayaklarının altına ve son olarak topuklar Banu Hanım çıkardığım işten memnun gibiydi.
+”Aferin topuklarımı da iyice ov” dedi.Topuğunu avucumun içine alıp kremle birlikte iyici ovuyordum.
+”Tamam bu kadar yeter”.Yerimden kalkıcaktım ki
+”Yaklaş” dedi yatağın biraz daha yukarısına çıktım ayaklarını sağ omzumun üzerine yerleştirdi ve konuşmaya başladı.
+”Buradan taşınıyoruz sende benimle geleceksin bahçeli büyük bir ev tuttum burada geçici olarak kalıyordum zaten sende kendini hazırla birkaç güne çıkıyoruz.”
Böyle bir şeyi beklemiyordum gerçekten çok şaşırmıştım bundan sonra ne olacağı hakkında bir fikrim yoktu, ya benim evim ne olacaktı buradayken en azından yakındım ya şimdi gideceğimiz yer çok uzaksa diye düşündüm başımı öne eğip Banu hanım ayağıyla kafama hafif bir şekilde vurunca kendime geldim.
+”Korkma sana izin verdiğimde gelir bakarsın evine” dedi.
-“Teşekkür ederim” dedim
+”Orada sorumlulukların daha fazla olacak daha fazla çaba göstermen gerekecek.Senden istediğim özel emirleri tıpkı spordan gelince çoraplarımı çıkarmanı emrettiğim gibi en ufak bir çekingenlik veya tereddüt görürsem yakarım seni anladın mı” dedi.Başım önde dinliyordum.
+”Cevap versene” diyerek ayağının altıyla dürttü beni
-“Anladım Banu Hanım” dedim.
+”Ha bide bir şeyi unutuyordum yeni eve taşınınca bi misafirimiz olacak yazın uzun süre yanımda kalabilir bana nasıl itaat ediyorsan ona da edeceksin” dedi.İşte şimdi şok olmuştum başka birine hizmet etmek mi ama bu nasıl olurdu ki hiç bir şey diyemedim,ben endişeli bir şekilde düşünürken
+”Ne o yoksa benimle gelmek istemiyor musun” dedi dalga geçercesine onu bırakamayacağımı biliyordu onunla gelmeye mecbur olduğumu da,hemen kendimi toparladım;
-“Y yok Banu Hanım siz nasıl emrederseniz” dedim
Ayaklarını omzumdan çekti ve sağ ayağının altını suratıma uzatarak;
+”Ayağımın altını öpmeni emrediyorum” dedi.Bir kaç saniye duraksadım oldukça şaşırmıştım oda bana dikkatli bir şekilde bakıyordu onunla göz göze geldikten hemen sonra emri uyguladım ve ayağının altını öptüm…
+”Aferin.”dedi gülümseyerek yüzünde bir gurur ifadesi vardı kendisine bir köle yarattığı için kendiyle gurur duyuyor olmalıydı.Birkaç gün önce ona yalvarırken ayaklarına kapanıp öpmüştüm ama bu seferki farklıydı bu sefer sırf o istediği için belki sadece zevki için belki de ona olan itaatimi pekiştirmek içindi bu yaptığı.
+”Tamam şimdi çekilebilirsin” dedi.Odadan çıktım kafamda tek bir soru vardı acaba misafir kimdi ona nasıl aynı şekilde itaat edebilirdim korkmaya,kara kara düşünmeye başladım…
Yeni eve nihayet taşınabilmiştik Banu Hanım evi sıfırdan yeni eşyalarla donatmıştı taşınma süresinde tabiî ki en çok ben yorulmuştum yeni evde ufak tefek eşyaların yerleşmesi ve en önemlisi temizlik bana kalmıştı. Banu Hanım, ben bütün işleri yaparken başımda durmuştu ve en ufak ayrıntıya bile dikkat etmişti onun emirleriyle bütün işi bitirmiştim. İşleri yapan bendim ama gergin olan oydu taşınma süresince birçok kez azarlamıştı beni hatta eşyaları taşıyan insanların yanında bile. Eve tamamen taşındığımızda oldukça bitkin haldeydim vücudumun bazı bölgelerinde ağrılar hissetmeye başladım yaşımda 45ti ve ben zayıf bir bedene sahiptim bundan sonra bu evde hizmet edecektim Banu Hanıma bu ev eskisine göre çok büyüktü,bu kadar işe nasıl dayanacağımı düşünüyordum birde Banu Hanım gibi dominant bir karaktere sahip birine hizmet edecekken.
Bir pazar sabahı Banu Hanım misafirimizin akşam geleceğini söyledi,tam dinlenmek için biraz vakit bulmak isterken hayal kırıklığına uğramıştım.Misafirin hala kim olduğunu bilmiyordum hiçbir fikrim yoktu ve bu beni korkutuyordu Banu Hanım bana nasıl itaat ediyorsan aynı şekilde onada edeceksin demişti hiç tanımadığım birine nasıl aynı şekilde hizmet edecektim,yapabilirmiydim bilmiyordum korkumda bu yüzdendi.Banu Hanımıda daha önceden tanımıyordum fakat kısa zamanda beni itaatkar biri yapmıştı bu seferde aynı şey olabilir miydi gelen kişi kimse onada isteyerek hizmet edebilir miydim.Bunları akşam öğrenecektim iyice meraklanmaya başladım.Ben bunları düşünürken Banu Hanım;
+”Gel şu ayaklarımı masaj yap bakalım sana söyleyeceklerim var” dedi.
Ayaklarını masaya uzatmış bekliyordu,önünde diz çöküp masaja başladım.
+” Ben uzun süre burada olmayacağım bi seyahate çıkıcam bir süre misafirimle beraber kalacaksınız,o tatil için burada olacak artık onun emrindesin. Karmen benim yeğenim 19 yaşında çok zeki bir kızdır,ona nasıl davranman gerektiğini söylemedim ama senin bana nasıl hizmet ettiğinden biraz bahsettim,o gelince kendisini tanıtır ve kısa zamanda da nasıl hareket edeceğini öğretir bundan şüphem yok seninde ona hizmet etme konusunda kafanda bir şüphe olmayacağından da eminim çünkü o senin aklında herhangi bir şüphe bırakmaz.”
Duyduklarıma inanamıyordum Banu Hanım gidecek ve bende 19 yaşında bir kıza hizmet edecektim böyle olacağını hiç düşünmemiştim hayal kırıklığına uğradım.Ayrıca onun hakkında söyledikleri de beni oldukça şaşırttı sana nasıl hareket edeceğini öğretir,aklında bir şüphe bırakmaz… bunlar ne demek oluyordu. Kaygılanmaya başlamıştım acaba Banu Hanım gözümü korkutmak için demiş olabilir miydi bu kadar genç bir kızdan emir almak nasıl olurdu yapabilir miydim belkide akşam olmadan buradan gitmeliydim,ama Banu Hanımı bırakamazdım artık ona bağlıydım belki seyahati de çok uzun sürmez kısa zamandada dönerdi.Ben ayaklarına masaj yaparken Banu Hanım sözlerine devam etti;
+”Karmenle oldukça yakınız onu çok severim,hatta onu kendime benzetirim çok dominant bir karakterdir istediği her şeye sahip olabilir çok da güzeldir ama boynuz kulağa geçermiş onun istekleri çok daha fazla olabilir yapacakları da itaat etmeye bak bu senin iyiliğine olur geri geldiğimde seni hala hizmetimde olabilecek durumda istiyorum.”
Banu Hanımın beni hizmetinde görmek istemesi beni mutlu etti.Karmen Hanıma olan hizmetimde de söylediklerinin güç vereceğini umuyorum.Bu güce ihtiyacım olacak Banu Hanım için katlanmalı ve dayanmalıyım.
Akşam..
Kapı çaldı açmaya giderken iyice heyecanlanmıştım gelen Karmen Hanım olmalıydı gerçekten çok merak ediyordum onu, kapıyı açtığımda karşımda bir afet duruyordu gerçekten çok güzel bir kızdı uzun boylu sportif bir vücuda sahipti benden uzun ve daha iriydi Banu Hanım gibi uzun ve sütun bacaklara sahipti üzerinde mini etek ve çokta şık topuklu sandaletleri vardı.Bu arada oda beni göz ucuyla süzdü.
K:+”Hey! Daha fazla bakacak mısın?” dedi.
Bir anda ne diyeceğimi bilemedim bakmaya devam ediyordum.Bu sırada Banu Hanım geldi;
B:”Ayşe ne bekliyosun alsana kızın bavullarını içeri” Banu Hanımın emriyle aklım başıma geldi hemen bavulları içeri almaya başladım.Bu sırada onlarda konuşmaya başladılar.
K:”İşimiz var galiba bununla”
B:”Hahaha dur hemen ilk günden üstüne gitme. Hoş geldin bi tanem gerçekten harika görünüyorsun”
K:”Neyse alışırır.Sende her zamanki gibi müthissin teyzelerin en güzeli”
Onlar sohbete dalarken bende bavulları Banu Hanımın hazırlattığı odaya götürüyordum oldukça ağırlardı taşımakta zorlandım yine ağrılarım azmıştı ve bu beni korkutuyordu.Onlar uzun uzun konuşup hasret giderirken bende onlara yemek hazırladım yemekten sonra Banu Hanım beni çağırdı.
B:”Evet Ayşe,bizde senden konuşuyorduk şimdi,Karmene bana ne kadar sadık olduğunu söyledim öylesin değil mi?” Karmen cevabımı bekliyordu yüzünde sahte bir gülümsemeyle ve merakla bakıyordu.
-“Öyleyim Banu Hanım” dedim.Banu Hanımın yüzünde gururlu bir tavır vardı.
B:”Aferin sana”
K:”Eee bu kadar mı öyle lafla olmuyo valla teyzeciğim,hatırla senin yanında Sevgiye neler yaptırmıştım biliyosun.”
B:”hahha sahi napıyo o hala senin kölen mi”
K:”Kölem tabi ayrılamaz o artık benden keşke sende benim gibi kendinle yaşıt birini kölen yapsaydın hahaha bunun hurdası çıkar benimle söylim”
B:”Napalım elimizde bu var idare eder ama güveniyorum ona,sende abartma biraz merhametli ol kaç yaşında kadın.”
Ben karşılarında ayakta beklerken onlar bacak bacak üstüne atmış bu konuşmaları gerçekleştiriyorlardı.Karmen Hanımın kendi yaşında bi kölesi olmasına çok şaşırmıştım gerçekten olabilir miydi diye sordum kendime ama onun gibi bi kızın yapamayacağı sey yok gibiydi benim için söyledikleri duyunca da çok utanmıştım benimle hurdası çıkar bunun demişti 19 yaşındaki kızdan bunları duymak Banu Hanıma rağmen beni kötü hissettirmişti.Sanırım onunla kalacağımız sürede Banu Hanıma hizmet ettiğim gibi edemezdim.
B:”Ayşe yaklaş diz çök önümde” dediğini yaptım.
B:”Yarın sabahtan gidiyorum ben yokken evdeki hiçbir işi aksatma” Karmen Hanım lafa girdi.
K:”Merak etme ben varım”
B:”O zaten ne yapacağını bilir sen tatilinin tadını çıkar canım ev senin.Beni özlicekmisin bakalım hahaha eminim özlersin hadi öp elimi (öptüm) ayaklarımı da öp” eğildim sağ ayağının üstünü öptüm sol ayağına geçtim altını gösterdi onu da öptüm Karmen Hanımın yanında olduğu için utana sıkıla yapmıştım dediklerini.Banu Hanım Karmen Hanıma nasıl ama der gibi bakıyordu yüzünde bi gülümseme vardı.
K:”Fena değil de biraz çekine çekine yaptı sanki” Banu Hanımın bir anda yüzü düştü sinirli bi şekilde bana bakıyordu.
B:”Ayşe! Ayaklarımın altını öpeceksin her ikisini de ben dur diyene kadar başla” bir anda sinirlenmişti Banu Hanım hemen dediğini yapmaya başladım bu sırada Karmen Hanım bana bakıp gülüyordu.Banu Hanımın ayaklarının altını öpmeye başladım hafif bir kokuyla birlikte öpücükler kondurmaya devam ediyordum Karmen Hanımın o bakışlarıyla durum benim için sevimsiz bir hal almıştı ama tabiî ki Banu Hanımın emrini yerine getirecektim. Banu Hanım gözünü dikmiş bana bakıyordu,ve bir anda;
”Yala!” dedi.Öylece kalakalmıştım öpmeyi bırakmıştım öylece ayaklarının altına bakıyordum.Banu Hanım buna sinirlendi ve ayağa kalktı tam bana tokat atıcakti ki Karmen Hanım onu tuttu;
K:”Teyzeciğiim tamam sakin ol hiç gerek yok” dedi.
Böyle bir şey yapması beni çok şaşırtmıştı Banu Hanım bana vursaydı bundan zevk alır diye düşünmüştüm.Bende kendimi biraz geri çektim oldukça korkmuştum.
K:”Bak şimdi bana bırak otur sen şöyle”
B:”Yok öyle yala diyosam köpek gibi yalayacaksın anladın mı!” dedi bana bakarak hiç bir şey diyemedim çok korkmuştum.
K:”Tabii ki yalayacak değil mi Ayşe” dedi.
Bana doğru yaklaştı ve bir anda saçımdan kavradı Banu Hanımın dizinin dibine sürüdü Banu Hanım bacak bacak üstüne atmıştı üsteki ayağını suratıma yaşlaştırdı Karmen Hanım saçımdan tutmaya devam ediyordu suratımı Banu Hanımın ayağının altına yapıştırdı başımda müthiş bir acı hissediyordum çok kuvvetli kavramıştı saçlarımı ellerimle engel olmaya çalıştım.Karmen Hanım ayaktayken beni bacaklarının arasına aldı ellerimide ayaklarının altına alıp beni öylece tuttu;
K:”Dilini çıkar ve bir an önce yala yoksa karışmam” dedi.
Dilimi çıkardım Banu Hanımın ayaklarının altını yalamaya başladım saçlarımın ve elimin acısından gözlerimden yaş gelmişti bu sırada Banu Hanımda ayaklarının altını dilimde gezdiriyordu.Karmen Hanım beni serbest bıraktı;
K:”Pekala şimdi kendin devam et” yalamaya beş ila on dakika daha devam ettim.
B:”Tamam yeter bu kadar çekil şimdi gözüm görmesin seni” onca acıya utanca rağmen Banu Hanımla bu şekilde ayrılmak istemiyordum.
-“Banu Hanım lütfen affedin efendim ben bu zamana kadar tüm emirlerinizi yerine getirmek için çalıştım ve bundan sonrada hep böyle olacak lütfen efendim affedin”
B:”Az önce tereddüt ettin ama Karmen olmasaydı elimde kalırdın ona teşekkür et”
-“Teşşekkür ederim Karmen Hanım” dedim Karmen Hanım ayağa kalktı yanıma geldi.
K:”Affet onu teyzeciğim çok daha iyi olacaktır”
B:”Peki zaten yarın gidiyorum affettim. Karmen bu artık bu senindir anladın sen”
Karmen Hanım yanığımı okşadı çıplak ayağıylada sol elime bastı bana küçümser ve manalı bakışla kafasını sallayıp;
K:”Sen hiç merak etme…” dedi
Son yaşanan olaydan sonra gece gözüme uyku girmiyordu. Artık ne yapacağımı bilmiyordum Banu Hanım gidecekti ne zaman döneceğini bilmiyordum ve o dönene kadar 19 yaşındaki bir kızın emrinde olacaktım üstelik onunla tanıştığım daha ilk akşam gözümü korkutmayı başarmıştı 19 yaşında olmasına rağmen her açıdan çok güçlü ve çekici bir kızdı onunla nasıl baş edeceğimi bilmiyordum aslında onunla baş edemeyeceğimi biliyordum ve bu yüzden ondan korkuyordum kendime bunu yediremiyordum Banu Hanım dönene kadar onunla kalamazdım Banu hanıma rağmen o yaştaki kıza hizmet etmeyi kendime yediremiyordum..
Her ne kadar Banu Hanıma hizmet ediyo olsam ve o bunu biliyo bile olsa beni görür görmez bu kadar aşağılaması ve küçük düşürmesi çok zoruma gidiyor ve ben yaşıma bakınca yaşananlar beni utandırıyordu tüm akşam boyunca bana küçümser bakışları şımarık tavırları,bana ezik gibi davranması ve Banu hanımın bundan memnun görünmesi benim canımı çok yakmıştı ben yalnızca Banu Hanıma hizmet etmek istiyordum.Banu Hanımda benden küçüktü ama aynı şey değildi Banu hanım olgun bir kadındı ve bana nasıl hizmet edeceğimi öğretmişti artık tek amacım Banu Hanıma hizmet etmek olmuştu ama Karmen bir genç kızdı ve onu tanımıyordum.. Evet.. benim artık tek amacım Banu Hanıma hizmet etmekti ama karmene hizmet etmek istemiyordum bundan emindim. Tüm gece boyunca bunları düşündüm artık bir karar almam gerekiyordu.Bunu Banu Hanımla gitmeden konuşmaya karar verdim.Yalnızca onun hizmetinde olmak istediğimi söylersem belki beni anlayabilirdi..
Sabah oldu Banu Hanımı uğurlamak için kalktım kahvaltı yapmayacağını söyledi.Bavullarını kapıya kadar taşıdım içerde koltuğa oturdu taksinin gelmesini bekliyordu,beni yanına çağırdı
B:“Sana söylediklerimi biliyorsun evin temizliğini aksatmayacaksın düzeni artık öğrendin ona göre hareket et Karmenin sözünden de çıkma onu az çok tanıdın canın yanar benden söylemesi,sana acımaz bende acımam anladın mı”
Bunları bana söylemesi beni çok üzüyordu o sana acımaz bende acımam..onun gözünde ufak bir değere sahip olduğumu düşünmek beni sevindiriyordu ama bu sözler canımı çok yakmıştı..artık söyleme vakti gelmişti söze girdim..
-“Emredersiniz Banu hanım anladım ama ben sizinle bir şey konuşmak istiyordum”
B:”Önce bi diz çök, dikilme karşımda…şimdi söyle bakalım”
ayaklarının dibine diz çöktüm bacak bacak üstüne atmış otururken karşımda bir afet gibi duruyordu ona her baktığımda hayranlığım artıyordu,ben ve yaşlı bedenim ise onun ayakları dibinde çok ezik kalmıştı cesaretim kırılmıştı ama bunu yapmalıydım biraz korku birazda çekinerek cümleye başladım
-“Ben Karmen Hanımla burada kalmak istemiyorum o daha çok genç ben yalnızca size hizmet edebilirim lütfen siz gelene kadar evime dönmeme izin verin yalvarıyorum ”
Bacak bacak üstüne atmış otururken üstteki ayağını indirdi sağ dizime koydu,yüzüme doğru eğildi kaşları çatılmıştı
B:”Demek istemiyorsun öyle mi”
dedikten sonra bi tokat yapıştırdı suratıma sağ eliyle saçımı kavradı ve bağırmaya başladı
B:”Ben sana ne emrediyorum geri zekalı ben gelene kadar evde olacaksın ve karmenin sözünde çıkmayacaksın, istemiyormuş sana fikrini soran mı oldu aptal sakın bir daha böyle bir şeye cüret etme seni mahvederim”
Zayıf bedenim karşısında titriyordu tek bir kelime edemedim yalvaran gözlerle yüzüne bakıyordum Banu Hanımın bağırmasını duymuş olacak ki karmen de geldi içimden beni bu durumdan kurtarması için yalvarıyordum söze girdi gayet sakin bir biçimde
K:”Neler oluyor teyze”
Korkudan ve düştüğüm bu durumdan dolayı gözlerim yaşarmıştı söylediğim için çok pişmandım keşke buna kalkışmasaydım diye düşünüyordum
B:”Burdan gitmek istiyormuş sanırım seninle kalmak istemiyor canım”
Bunlara söylerken karmene gülerek bakıyordu sanki bi mesaj verir gibiydi karmen yanıma yaklaştı üzerinde çok kısa bir şort ve askılı atleti vardı yataktan kalktığı gibi gelmişti kafamı bir anda sol bacağına yasladı ve sol eliyle yanağımı okşamaya başladı yüzümü yasladığı anda bacağındaki sıcaklığı ve teninin pürüzsüzlüğünü hissettim
K:”Hımm demek öyle! e ben sana demedim mi teyze öğreneceği çok şey var diye”
Banu hanım ayağa kalktı bana çok sinirli bakıyordu sanırım sinirini tam çıkaramamıştı dünden sonra beni affetti derken bugün bunların olması tam anlamıyla benim için ölümdü tekrar üzerime yüremeye başladı çok korkuyordum gözlerimi kapadım o sırada fark etmeden karmenin bacağına iyice sarılmıştım.
K:” Hey heyy artık sakin ol teyze onu bana bırak,sen rahatlıkla yola çıkabilirsin baksana nasılda korktu bacaklarıma sarılıyo canım ya yeni efendisini nasılda sevdi şimdi den sevmesi iyi ileride tapıcak!”
Banu hanım üzerime yürümeyi kesti kendimi karmene borçlu hissettim ama karmenin sözleriyle kendime geldim “yeni efendisini” demişti beni efendisi olarak görüyordu ona tapacağımı söylüyordu,onun bacaklarını bırakıp Banu Hanımın beni bir kez daha affetmesi için ayaklarına kapandım dün yaşananlar aklıma geldi ve bir anda ayaklarını yalamaya hoşuna gideceğini düşünmüştüm bir yandanda af dileyip yalvarmaya başladım Banu Hanım bu davranışıma şaşırmışa benziyordu ayakta öylece durmuş tepki vermiyordu ayak parmaklarını yalıyordum bir yandan da ağlamaya başladım göz yaşlarım ayaklarına düşüyordu kafamı kaldırıp ona baktım yüzünde o gururlu ifade vardı karmene bakıp gülümsedi benim gözüm ise hala affetmesi için baktığım Banu Hanımdaydı ayaklarıyla ittirdi çekil geri zekalı artık yaranman gereken ben değilim dedi .Git kendini karmene affettir.
B:”Git ve karmenin ayaklarına kapan buradan gitmek istediğin için af dile çabuk görmek istiyorum!”
Tek derdim Banu Hanımın ben affetmesiydi şimdi de benden karmenin ayaklarına kapanmamı istiyordu başımdan aşağı kaynar sular dökülüyordu çaresizdim yapmak zorundaydım utana sıkıla gittim karmenin ayaklarının dibine sağ ayağını öne doğru getirdi öpmemi istiyordu eğildim öpmek için ama bir anda geri çekti ayağını
K:”Ben istemediğim sürece ayaklarımı öpemezsin buradan gitmek istemenin bedelini zaten ödeyeceksin”
Karmenin bu sözlerinden sonra çok utanmıştım yerin dibine geçmiştim resmen ne yapacağımı bilemedim o an ayaklarını saatlerce öptürse bu kadar utanmazdım banu hanımın kahkahasıyla kendime geldim
B:”hahahaha harikasın canım valla senden korkulur artık bu tamamen senindir onu hor kullanmanı artık umursamıyorum anladın sen”
K:”Eğer efendisine karşı iyi bir köle olursa hor kullanmam zaten”
Banu hanım tekrar güldü ben ise yere bakıp konuşulanları dinliyordum Banu hanım artık yola çıkacaktı karmeni öptü tam kapıdan çıkacaktiki yanıma geldi elini uzattı yüzüne baktım gülümsedim elini öpmek için hareketlendim ama bir anda elini çekti arkasına döndü ayağının altını kaldırdı yine çok utanmıştım eğildim ve ayaklarının altını öptüm diğerini kaldırdı onuda öptükten sonra tekrar kapıya yöneldi telefonunu çıkardı bize doğru döndü bi fotoğrafınızı çekmek istiyorum dedi karmen yanıma geldi o ayakta ben diz çökmüş bir vaziyette duruyordum sol ayağını sağ omzuma koyup bir poz verdi Banu hanımda bizi öylece çekti tekrar gülerek:
B:”hahahaha deli kızz ya dikkat et kendine canımın içi bir şeye ihtiyacın olduğunda hemen bi telefon et balım”
K:”Tamam canım benim sende çok dikkat et”
Banu hanım gitmiş karmenle baş başa kalmıştık ayağını hala omzumdan çekmemişti.Kafamı kaldırıp ona doğru baktım öp dedi benden ayağını öpmemi istiyordu öpmek için kafamı çevirdim yine ayağını çekti afferim pes etme illaki ayağımı öpeceksen hadi şimdi kahvaltıyı hazırla ve beni çağır dedi ve odasına gitti iyice alçalmıştım iyice aşağılamıştı beni sabahtan beri olanlar ve karmenin bana yaptıkları beni mahvetmişti banu hanım aklıma geldi sanırım beni affetmişti artık ayaklarının altını öptürdüğüne bile sevinir hale gelmiştim Banu hanım beni bu hale getirmişti kim bilir karmen ne hale sokardı düşünmek istemiyordum bunun düşüncesi bile ben çok korkutuyordu tüm bunları düşününce ağlamaya başladım sessiz bir şekilde içime ata ata ama hıçkıra hıçkıra ağlıyordum…
Yaklaşık 15-20dk oturduğum yerde kaldım karmen bana kahvaltı hazırlamamı söylemişti ama hiçbir şey yapacak gücüm yoktu çok kötü hissediyordum o an için çekip gitmek istedim evden ama yapamıyordum yapamazdım bu sırada karmen geldi beni hala yerde görünce yaklaştı “şşş merak etme her şey iyi olacak” diye teselli etmeye başladı oldukça şaşırmıştım kahvaltı hazırlamadığım için bana kızar sanmıştım avucuyla yanağımı okşadı sonra koltuğa oturdu bacak bacak üstüne attı beni izlemeye başladı.Kusursuz fiziği harika yüz hatları ile koltukta oturuyordu bende ona bakmaya başladım Banu Hanımın karşısında nasıl ezik hissettiysem onun karşısında kat kat fazlasını hissettim bacak bacak üstüne atmış üstteki ayağını sallarken ayaklarına dikkatli baktım biçimli muhteşem ayakları vardı bu kız insanı kendine gerçekten hayran bırakırdı ona bakınca çok imrendim ayakları bile benden güzel diye düşündüm artık kendi içimde bile kendimi eziyordum onun karşısında iyice eziliyordum bana doğru gülümseyerek baktığını gördüm bu beni bir anda iyi hissettirdi belki de bana acımıştır belki de her şey o kadar kötü olmayacaktır bir anda kendimi onun dizinin dibinde buldum o saçlarımı okşuyor bende onun dizine başımı yaslamış durmuştum neler olduğunu nasıl bu hale geldiğimi bilmiyordum 45 yaşındaki ben 19 yaşındaki bir genç kızın ayakları dibinde oturmuş sahibi tarafından sevilen bir köpek gibi duruyordum.O ise bu durumu normal karşılar gibiydi kendisini efendi beni ise köle olarak görüyordu zaten bunları düşününce yine kötü hissettim ama dünden beri yaşadıklarımdan sonra bana merhamet göstermesi beni onun ayaklarının dibine sürüklemişti. Zekasıyla beni ayaklarının dibine getirdi.
Sanırım artık ona boyun eğmiştim eğmek zorundaydım…
-“Karmen hanım isterseniz kahvaltınızı hazırlayayım”
dedim ve yerimden kalkıyordum ki saçımdan tuttuğu gibi geri oturttu beni şok olmuştum sağ eliyle saçımı kavradı
K:”Senin artık bi ders alma vaktin geldi”
Saçımı daha kuvvetli tutuyordu kurtulma çabalarım işe yaramadı ben sana ne yaptım lütfen beni bırak diye yalvarmaya başladım
K:”Gitmek istedin,emirlere karşı geldin ben izin vermeden kalkmaya çalışıyorsun bana sen diye hitap ettin” dedi.
Bişey demedim saçımı kurtarmaya çalışıyordum artık bir kavgaya dönüyordu.Beni ayaklarıyla itti ayağa kalktım sert bi tokat attı yere düştüm bi tokadıyla beni yere sermişti lütfen yapma diyordum ona karşı gelemiyordum.Tekrar ayağa kalktım hadi saldır bana deyip yavaş tokatlar atmaya başladı benimle dalga geçiyor aşağılıyordu bana sen benim kölemsin senin yerin benim ayaklarım altı deyip beni sözleriyle tahrik ediyordu artık dayanamayıp üzerine saldırdım beni hızlı bir hareketle yere çaldı yüz üstü düştüm sırtıma enseme yakın ters bir şekilde oturdu kımıldayamıyordum tek gördüğüm ayaklarının altıydı ayaklarını yüzüme doğru yaklaştırdı kendiside ensemde dik bir şekilde oturuyordu.Arkasına dönüp saçımdan tutup kafamı kaldırdı ayaklarını yüzümü koyduğum yere getirdi sonra suratımı ayaklarının altına yapıştırdı ve enseme oturdu yüzüm ayaklarının altına yapışmış bir şekilde zor nefes alıyordum ayaklarındaki hafif ter kokusunu ve hatta o tadı bile hissetmiştim ne yapacağımı bilmiyordum ölüceğimi düşünmüştüm hiç bu kadar çaresiz kalmamıştım 19 yaşındaki bir kızın ayakları altında ölücektim neyseki ben bunları düşünürken kafamdaki baskı kalktı ben yerde acı çekiyordum o karşımda tüm ihtişamıyla ayakta bana bakıyordu.
K:”Senin yerin neresiymiş söyle!”
-“Senin ayaklarının altı”
Sağ ayağıyla yerde dağılan saçlarıma bastı yine kımıldayamadım saçlarımı ayaklarının altından kurtarmaya çalışırken canım yanıyordu yerde çırpınıyordum ama benim yaptığım hiçbir şey işe yaramadı daha fazla canımın acımaması için kıpırdamamaya başladım ayaklarını saçımın ucundan çekip daha köküne ve yüzüme yakın bi yerine bastı o bir anda basınca banim kafamda onun ayaklarına doğru döndü böyle ayaklarına kitlenmiş kımıldayamıyordum ben ayaklarının altında çırpınırken o bana tepeden gülümseyerek bakıyordu yüzümü ayağının üstüne yerleştirdim ona bakıyordum canım bu şekilde daha az acıyordu
K:”Şimdi beni iyi dinle senin değil sizin ayaklarınızın altı efendim diyeceksin bana bundan sonra ya efendim yada karmen hanım demeni istiyorum şimdi tekrar söyle ben dur diyene kadar ve her söylediğinde ayağımı bir kere öp!”
Başka çarem yoktu söylediğini yapmaya başladım benim yerim sizin ayaklarınız altı efendim deyip ayağını öpüyordum uzun süre bana bunu yaptırdı ve iyice aklıma kazıdı Benim Yerimin neresi olduğunu…
---------------------------------- SON ------------------------------------