Ardından ee kalkta bir bak demesiyle hemen kendime gelip kalkıp yanına geldim, daha doğrusu karşısına geçtim. Hocam inanın bu çizmeler bir insana ancak bu kadar yakışır, muhteşemsiniz dedim. Haha şımart beni şımart, bakalım yakında bunların sonu nereye varacak dedi. Yalnız hocam ilk defa giymenize rağmen nasıl bu kadar kirletebildiniz, saat daha 14.00 yani 6 saattir ayakkabıyı kullanıyorsunuz ve şu duruma bakın. Topukları sanki çamura girmiş dedim gülerek. Sinsi bir bakış atıp, ya bizim oraların yolları bozuk dün gece fazlaca yağmur yağınca da bu durum kaçınılmaz oldu her ne kadar arabayla gelmiş olsam da. Odama girip oturduğumda bende farkettim ama eğilip temizlemeye üşendim doğrusu. Madem sende geldin artık bir el atarsın herhalde demi? dedi. Hay hay efendim, siz isterseniz de yapmaz mıyım. Seve seve hemde dedim. Sonra birden kız doğru söyle sen ayak fetişi misin demez mi? Allah'ım o an nedenini hiç bilmediğim bir sebepten dona kaldım ve yer yarılsa da içine girebilsem keşke dedim kendi kendime. Hoca gülümseyerek bana bakıyor, ben ise düşüncelere dalmış bir şekilde kendisine. O anda evet ayak fetişiyim hocam deyip ayaklarına kapanmayı oldukça isterdim ama yemedi tabi, ya kaybedersem onu ya aileme iletirse? gibi bin bir düşünce geçti aklımdan bir anda. Tabi bunun sonucunda da yemedi ve söyleyemedim. E o ne ki desem inanmazdı, o kadar da kültürsüz değildik. En iyisi az biraz salağa yatıp birazda taşkalaya alarak cevaplayayım dedim ve ayak fetişti mi? Hahaha keşke sadece o olsa hocam, bende güzel bayanlara karşı her türlü fetiş vardır yeterki açığa çıkarmasını bilsinler deyiverdim.
Bana şöyle uzunca bir bakıp, sus sus takılıyordum zaten anca dalgaya al sen beni! hadi şu ayakkabılarımla ilgilen deyip ayaklarını uzattı bana doğru O anda ohh bee ucuz atlattık dedim, dedim demesine de o anlamıştı zaten ne ayak olduğumu yani. Sadece o an için uzatmamayı tercih etti, bende kendi kendimi rahatlatmayı tabi. Hemen önünde eğilip özenle ayakkabılarını temizlemeye başladım. Ya dur bilgisayarda işim var, masanın altına da girmen tuhaf olabilir; en iyisi çıkartayım ben çizmenin tekini sen şurada iyice temizle bende işlerimi halledeyim o arada dedi. E canıma minnet tabi, nasıl isterseniz hocam deyince yavaşta çıkartıp bana verdi tekini. Çizmeyi çıkarttığında ayağında çorap olmadığını fark ettim, oha hocam çorapsız mı giydiniz yep yeni çizmeyi; ya ayağınıza vurursa? Hem kokar da alemsiniz ha dedim gülerek Ne kokması be, benim ayaklarım kokmaz. Hatta inanmıyorsan iddiaya da girebiliriz, bu konuda oldukça iddialıyım dedi. Her türlü girerim, mutlaka az da olsa kokar; insan ayağı sonuçta ve kapalı ortam. Terleyip koku yapar, neyine giriyoruz dedim. Kazanırsam 3 gün ne istersem o olacak, sen kazanırsan da ben senin her istediğini yapacağım uyar mı dedi? Bende bu kadar iddialıysa kesin kaybedeceğim, bari az biraz kızdırayım deyip emin misiniz hocam? Bakın ben kazanırsam odamı da temizletirim, ayaklarımı da yıkatırım size hiçte ne utanırım ne de acırım dedim sırıtarak Bak sen demek öyle, iyi madem mızmızlanmak yok o zaman görüşeceğiz seninle dedi ciddi bir tonda. ilk defa ciddi gördüm onu kii bu durum beni hem ürküttü hemde heyecanlandırdı tabi. Ee hocam nasıl anlayacağız peki deyince, nasılı olur mu eğilim koklayacaksın bir süre; yalan söylersen bundan sonra ona göre muamele görürsün ama bilesin dedi bana. Oha koksa da kokuyor diyemeyeceğimi anladım o an ama benim için her yol Paris'ti zaten ki tamamdır hadi bakalım dedim. Eğilim ayaklarını ellerime alınca hahaha bak demiştim sana bir gün bu hale gelirsen şaşırmam diye, kendi isteğinle kokluyorsun işte dedi gülerek. Bende cevap vermeden koklamaya başladım. Ne yalan söylüyüm çok az da olsa farklı bir koku vardı, yani ter kokusu ama genel anlamda benim için hayatımda aldığım en iyi kokulardan biri oydu diyebilirim Neredeyse 10 saniye koklayıp kafamı kaldırınca kafama vurup daha yeni başladık ne yapıyorsun deyip ben yeter diyene kadar koklayacaksın deyip yüzüme dayadı ayağını. O an gerçek dominantlığını ciddi anlamda gördüm ve gerçek anlamda mutlu oldum. inanın tam 2 dakika ayağı yüzümde kaldı ve bana bakarak gülüp durdu. Gerçi yüzünde biraz alaycı ifade vardı ama ben hayatımdan oldukça memnundum. Ayakları sıcacık, yumuşacık ve oldukça güzel bir kokuya sahipti. Tırnaklarını da kırmızı ojeyle muhteşem bir duruma getirmişti, sanki bu anı hissetmiş gibi. Gerçekten olağanüstü bir durumdu, o 2 dakika benim için 2 saniye gibi geçmişti ama yine de oldukça mutluydum. Ayaklarını çekip kucağıma koydu, yere deyip de kirlenmesin diye. Eee şimdi doğru cevap ver bakalım, kokusu hakkında ne düşünüyorsun? O anki sarhoşlukla muhteşem kokuyorlar hocam, diyecek söz bulamıyorum deyivermişim. Bir anda bir kahkaha koptu oda da, neye uğradığımı şaşırdım. Vallahi sen ayak fetişisin ama sanırım farkında değilsin, neyse beni pek ilgilendirmiyor bu durum şuan için. Sonuçta 3 koca gün hizmetimdesin öyle değil mi dedi? Evet hocam ne isterseniz yapacağım merak etmeyin dedim bende isteksiz bir tavırla. Ohh bee işte benimle inatlaşmaman gerektiğini öğrenmiş oldun, hatta bekle bekle o iddiaya girerken sarf ettiğin sözlerin hepsini yedireceğim sana canım benim deyip uzaktan öpücük attı bana içten içe horon tepiyordum tabi ben sevinçten.
Neyse her şey bittiğine göre sana bir sürprizim var, elini çizmeye bir sok bakayım dedi. Neden hocam dedim? Fazla soru soruyorsun ya, sok işte dedi. Elimi geçirince içinden ne çıktı dersiniz? Rengarenk bir çorap! Görünce gözlerime inanamadım, çizmeyi çıkartırken ayağından çıkmış ama hiç çaktırmamış. O tipimi görünce tekrar kahkahayı bastı ve ne çabuk gaza geliyorsun yaa, çorapsız giyer miyim hiç yepyeni çizmeyi şaşkın deyip ilk görev olarak çoraplarımı giydir bakayım bana dedi. Hocam asıl siz üçkağıtçısınız ya bu nasıl bir şeydir böyle, helal olsun asla düşünemezdim böyle bir şeyi dedim. Eee boşuna şuan ayağımın altında değilsin deyip gülmeye devam etti. Ardından yavaşça çoraplarını giydirip ayakkabısını elime aldım ve temizlemeye başladım. 6-7 dakika sürdü ve o süreçte bana bakmadı bile, sadece bilgisayarla uğraştı. inanın oldukça ezikçe bir durumdu, çok ama çok tuhaf hissettim o an. Hele o an biri girse içeri, rezilliğin dibi yaşanırdı. Malum o kadar yıldır orada olunca tanımayanımız da yoktu..Ama şükür yine yakalanmadık kimseye, gerçi ilerleyen günlerde yakalanacak olacağımdan bi haberdim o anlarda.. Neyse girmeyelim şimdi o kısımlara, diğer bölümlerde oralara da gireceğim zaten.ilk ayakkabı bitince şöyle bir inceleyip aferin benim uşağıma deyip 2.'ciyi bana uzatıp bilgisayarla ilgilenmeye devam etti. Bu sefer ayakkabısını bile çıkartmamıştı. Yavaşça çıkartıp temizlediğimi de giydirdim ayağına, ardından onu da tertemiz yapıp hocam tamamdır dedim. Bana bakıp onu da giydir bakıyım dedi, ardından da hahaha sen işini gerçekten iyi yapıyorsun ya, iyiki senin gibi birine sahibim deyip kalk ayağa bakıyım dedi. Kalkınca da gel buraya o kadar eziyet ettim sana, bir de ödül vereyim bari deyip 2 yanağımdan öptü ve hadi bakalım kütüphaneye çıkıp çalış artık biraz dikkat çekme fazla deyip yolcu etti beni. Tam çıkarken de yarın 15.00 sularında çıkıyorum, çıkışta msjla belirteceğim adreste beni bekle; misafirim olacaksın deyip göz kırptı. Kesinlikle muhteşem bir gün daha beni bekliyordu, dershane de bile bunları yaşadıysam evde neler yaşayabileceğimi aklımdan bile geçiremiyordum.. Sadece büyük bir heyecanla yarını beklemeye başladım