Öncelikle merhaba adım erdem 26 yaşındayım. Muğla fethiyede garsonluk yapıyorum. Benim hande adında çok sevdiğim bir dostum var her zaman beraber zaman geçiririz sürekli birbirimize hayatımızı anlatırız. Handeyi anlatacak olursam oldukça güzel 170 boylarında kumral buğday arası teni olan zayıf ama nasıl desem kalçası göğüsleri oldukça yerinde bir kız ama hiç art niyetle bakmadım Baktırmazda. Oldukça otoriter işini eksiksiz yapan biridir. Her gün beraber çalışırız ve en büyük hayalim onun için yaşama fikri tabiki bu sadece hayaldi o zamanlar şu an bu hikayeyi onun isteği üzerine yazıyorum. Hande işe ilk başladığında çok tecrübesiz bir kızdı. İlk iş tecrübesi benim yanımda komi olarak çalışarak oldu. Ben ezik ruhumu hissetmek için yapmadığımı bırakmadım ona iş yaptırmazdım çünkü içindeki otoriter ruhu hissediyordum. Birgün iş çıkışı çok yorgun olduğunu sahilde bira içip ayaklarını denize sokmak istediğini söyledi benim de canıma minnet tabi olur dedim. Çıktık işten marketten aldık biraları sahilde yürümeye başladık deniz kenerına geldiğimizde ayakkabılarını çıkardı ve ne göreyim. 26 yaşına geldim hayatımda böyle birşey görmedim. Sıralı parmaklar oyuk gibi bir ayak tabanı kendinden uzun tırnaklar ojesi yoktu ama o kadar güzel bakmışki sanki french var gibiydi resmen kitlendim. Tabi ona çaktırmamaya çalışıyorum çevirdim kafamı hemen. Konuşmaya başladık bana eski sevgililerini anlatıyor yaşadığı deneyimleri vs derken konu cinselliğe geldi. Anlatıyor işte erkek dediğin şöyle olmalı böyle olmalı değil erkek dediğin kadını eşit görmeli. Ataerkil toplum bana göre değil. Özgürlüğüme kimse karışamaz benim dediğim istediğim şekilde olur vs derken birden ağzından öyle bir kelime çıktı ki benim aklım durdu. Aynen şöyle söyledi
Hande : erkek bence kadının mutluluğu için yaşamalı
Bunu duyar duymaz ya ben senin için yaşarım diyesim geldi ama işte cesaret edemedim. Bana sordu sen nasılsın nasıl birisin diye bende anlattım işte az çok kendimi ve ona isterse özel hayatında ona destek çıkabileceğimi işlerine yardım edebileceğini söyledim. Sanırım fazla hevesli söyledim çünkü sinsi bir gülüşle neden olmasın ki dedi.
Ertesi gün iş yerine gittiğim zaman handeyi görmemiştim ve merak edip aradım.
H.. Efendim erdem
E.. Geç kaldın nerdesin
H.. İşlerim vardı halletmem gereken onlarla uğraşıyorum patrona söyle sen of çok yorgunum zaten
E.. Ben dememişmiydim bana söyle senin için koştururum diye
H.. Ben şaka yaptığını düşünmüştüm neyse o kadar risteklisin madem bana bir 200 lira yolla hemen de görelim dedi
Ve telefonu kapattı. Çok şaşırmıştım hiç böyle bir isteği olacağını hiç tahmin etmemiştim ve hemen ceppanktan parayı yolladım. Ve gelen mesaj şu şekildeydi
H... Gerçekten beklemiyordum ama ne kadar istekli olduğunu kanıtladın aferim sana..
Bunu okuyunca kendimi ayaklarına kapanmaya hazır hissettim ama nerde bizde o cesaret. İş yerine geldi iki saat sonra ve bana bir çay getir erdeö dedi. Çok şaşırıyordum bu değişimine ve yüzüne baktım öylece.
H.. Ne bakıyorsun sen istemedin mi bana yardım etmek dönüyor musun sözünden
E.. Şeee eyyyy
H.. Tamam erdem alırım ben kendim
E.. Yok yok sadece kaldım öyle hemen getiriyorum özür dilerim
Handenin yüzünde yine o durumdan memnun hal vardı çayı götürdüm verdim teşekkür bilr etmedi. Sigarasını içti molasını yaptı çalıştık bir süre sonra işler bitti dükkanı toparlarken çatal bıçakları komiler siler hande geldi kulağıma
benim için takımları siler misin acaba çok yorgunum dedi. Bende tabiki hemen dedim o yine sinsi gülüşle saçımı okşadı ve o gün öyle bitti. Ama bu bana yetmiyordu ben artık ayaklarına doğru bir hamle yapmak istiyordum ama doğru zamanı beklemeliydim. Doğru zamanaa 2 gün vardı restoranda nişan kutlaması olacağı gün hepimiz yorulunca beni daha fazla kullanmasını bekliyorum.