elif, ayakkabıları eline alıp içeri girdi. salona geçtiler. alev, bilgisayarda eski arkadaşlarıyla görüntülü chat yapıyordu. elife, sen o ayakkabiların altını yalaya dur, ben burada işimi bitirince gelicem. temiz olmazsa yakarım çıranı, dedi.
elif, elindek tozlu ayakkabılara baktı, bir an midesi kalktı. sonra mecbur olduğunu düşünüp, sağ tekiyle başladı. ağzına iğrenç bir plastik-toprak karşımı tat geliyordu, gözlerini kapatıp kendini kasarak, iki ayakkabıyı da yalaya yalaya temizledi.
bittiğinde, ağzında iğrenç bir tadın yanı sıra müthiş bir kuruluk da vardı. bir bardak su içmek için mutfağa yöneldi.
tam o anda alev, karşısına çıktı:
-nereye böyle küçük böcek?
-su içmeye, ağzım kupkuru oldu.
-sen hala ne olduğunun farkında değilsin galiba, (tam burada elifin saçlarını kavrayıp çekti) bak ezik, ben ne dersem o olur ve benim emretmediğim hiçbirşey olmaz, tek kural bu, anla bunu.
elifi saçlarını iyice çekerek bağırtıp, yere çöktürdü. dört ayak üzerindeyken, üzrine oturup çoraplarını çıkardı ve elifin ağzına tıktı.
-ikinci bir emre kadar konuşak yok. şimddi, deh, benim odaya
elif altta, zorlana zorlana odaya varmayı başardı. ağzında hala çoraplar vardı. alev onu ayağa kaldırıp, bacaklarını ve kollarını iki yana açmasını söyledi. elif emri yerine getirince, hemen karşsına, yatağın üzerine kamera kurdu ve çalıştırdı.
-şimdi, asla aksi bişey söylemedikçe kıpırdamayacaksın.
elif, ağzında çoraplar olduğu için konuşamıyordu. itiraz da etmedi. alev, elifyanına gelip, üzerindeki bodyi yavaşça çıkarmaya başladı. elif şaşkınlıktan donakalmıştı. alev, bodyi yavaş yavaş çıkardı, elif belden yukarıda sadece beyaz sütyenle kalmıştı.
-sende de nası göğüs varmış, torba gibi. erkek olsam ben de s*kmem seni. azcık benim fiziğimi örnek alsaydın en azından seni eski arkadaşlarıma orospu diye satardım, ama nerde….
bu olayı elif tamamen çıplak, bacakları ve kolları açık şekilde kalana kadar yaptı, ve aralıksız aşağılamaya devam etti.sonra elifi yeniden dört ayak üzerine çömeltip, kulağına eğildi:
-ne dediğimi unutma “gelip ayaklarımı yalamak için yalvaracaksın gecekondu fetişi”. ben sözümde dururum. yaşayacakların, ancak ayaklarımın altını yalama iznini koparıp, beni tatmin edince bitecek. o zamana kadar herşeye hazırlıklı ol…
-ne dediğimi unutma “gelip ayaklarımı yalamak için yalvaracaksın gecekondu fetişi”. ben sözümde dururum. yaşayacakların, ancak ayaklarımın altını yalama iznini koparıp, beni tatmin edince bitecek. o zamana kadar herşeye hazırlıklı ol…
elif bu kadarını beklemiyordu. fakat itiraz etmeyi aklından bile geçirmedi. uzun süreli arkadaşlıktan sonra, alevi yeterince tanımıştı ve neler yapabileceğini biliyordu. alev, sırtüstü yere yatmasını söyledi ve elifin üzerine çıktı. göğsüne basarken elif müthiş bir acı duydu, ağzındaki çoraplara rağmen, duyulabilecek bir çığlık attı, alev göğsünden inip elifi tekmelemeye ve bağırmaya başladı:
-bir daha çığlık atarsan seni doğduğuna pişman ederim! sakın bi daha yapma!!!
elif, yediği tekmelerin de etkisiyle, pısmıştı. alev tekrar göğsüne çıktığında korkudan konuşamadı. alev, bir süre sonra indi, elifi yerinden kıpırdamaması konusunda sertçe uyardı ve odadan çktı.
yarım saattir cehennem azabı çeken elif, hala tam olarak şoku atlatamamıştı. ağzındaki çoraplardan kurtulmak istiyordu, fakat parmağını dahi oynatmaya korkuyordu. uzun bir süre, yerde çıplak vaziyette yattı ve kıpırdamadan bekledi. ne kadar süre geçtiğini bilmioyrdu.
alev geri geldiğinde, elinde bir tasma vardı.elifi dörtayak pozisyonuna getirip boynuna tasmayı bağladı, sonra da sırtına oturup, saçlarını kement gibi eline dolayarak atçılık oynamaya başladı. topuklarıyla elife vurarak koşturuyor, durmak istediği mazan da tüm gücüyle saçına asılıyordu. bir süre böyle oynadıktan sonra, salonda elifin üzerinden indi, bilgisayarın başına geçti. msn’de eski arkadaşlarından biriyle konuşmaya başladı. elf göz ucuyla baktı, okuduklarına inanamıyordu.
-kızım ben size demedimmi buradakiler anca kölem olur diye. içlerinden bi salağı kölem yap bile. sen de gel bi ara, eğleniriz. dedi. elifi kamera karşısına geçirip arkadaçına gösterdi, ve yine arkadaşının seyri devam ederken, elifin kafasının üzerine çıktı.
bir süre böyle eğlendikten sonra, alevin ablası eve geldi. salona geçip, yerde çıplak yatan elifi gördü ve kardeşine:
-sonunda erdin demek muradına. biz de görürüz hayrını dimi? dedi. alev, elifin ablasının emrine amade olduğunu söyleyerek, elifi ablasına teslim etti. abla(merve), elifi karşısına alıp, biraz da benimle ilgilen bakalım fare surat. dedi.
elifin ağzındaki çorapları çıkardı merve. elif tam mutlu olmuştu ki, ağzından çıkardığı artık iyice ıslanmış çorapları, elifin bacakarasındaki deliğe soktu. elif, şok üzerine şok yaşıyordu. abla merve, ayaklarını elifin göğsüne doğru uzatıp,
-çorapları çıkar ve yala, emrini verdi. elif çıkardığı çorapları yere bırakınca, merve, elifin suratına ayağının tabanıyla sert bir tekme atıp, o çorapları da diğerlerinin yanına sokmasını söyledi.elif, çaresiz, iğrenerek denileni yaptı. tekrar ayaklara uzanıp yalamaya başladığında, merve daha çok tecrübesiz olduğunu, fakat, zamanla mükemmel bir köle olacağını söyledi. elif, yaklaşık bir saat aralıksız iki ayağı da yaladı. alev gelip, ikisini o pozisyonda görünce, benim ayaklarımı yalamak bu kadar kolay olmayacak sürtük. dedi.
dvd’ye bir film takıp ablasıyla seyretmeye karar verdiklerinde, elif de, bir süre sonra kendi yeri olduğunu iyice kanıksayacağı ayaklar dibindeki yerine geçti. alev, iki ayağını birden, hafif çaprazlama elifin suratına yerleştirdi ve play tuşuna bastı.
önümüzdeki iki saat boyunca, o pozisyonda kalınacak, elif, ayak tadına daha da alışacaktı. fakat, bu olayların, alevin kesin yala emrine kadar süreceği kesindi, ve o emrin ne zaman geleceği mechuldü…