Amazonia'da bir devir kapanırken Penthesilia, kölesi Nisseu ile birlikte hazırlıklarını sürdürüyorlardı. Kilistralı savaşçı kızlarla savaş eğitimi ve planlar yapıyorlardı. Gün boyu süren yorgunluğunu kölesi Nisseu'nun ayaklarına yaptığı masajla atıyordu.
Kilistralı savaşçılar, kendilerinden beklenen düzeye ulaştığında yola çıkılmasına karar verildi. Amazonia'da zorlu bir uğraş bekliyordu. Bu hiç kolay olmayacaktı.
Penthesilia, yönetimi ele geçirdikten sonra nasıl bir düzenleme yapacağını hiçbir ayrıntıyı gözden kaçırmadan hesaplıyordu. Kraliçe Beka'ya bağlı güçleri ortadan kaldırdıktan sonra artık bozulmaya yüz tutmuş ladylik sistemini değiştirmek istiyordu. Zira, bu sistem bölgelerinde egemen olan ladylerin, zaman zaman başlarına buyruk olmalarına yolaçıyordu. Penthesilia'nın amacı tüm Amazonia'yı güçlü bir şekilde yönetmekti. Bunun için de derebeyliğe kesinlikle taviz vermeyecekti. Egemenliğini tam olarak sağlamak için kendisine bağlı köleleri kullanmayı düşünüyordu.
İkonion'da bunlar olup biterken, Amazonia'da kraliçe Beka, kendisine bağlı ladyleri görüşmeler için sarayına gelmelerini emretti. Ladylerin son zamanlarda başlarına buyruk hareket etmeleri canını sıkıyordu. Otoritesini sağlamlaştırmak için bir gövde gösterisi yapmak istiyordu. Saray, adeta yeni bir tahta çıkma törenine hazırlanıyordu. Tahtın kabul salonunun buna göre yeniden düzenlenmesini emretti. Tahtını salona hakim yüksek bir köşeye koydurttu. Ladyler için bu kez koltuk yerine yere şilteler serdirtti. Kendisinden başka hiç kimsenin bu toplantıya özel kölesiyle girmesine müsaade etmeyecekti. Göstereceği ihtişamla herkesi etkisi altına almayı düşünüyordu.
Kraliçenin çağrı emrini alan ladyler, yola çıktılar. Rakip iki ladynin trajik sonları onları çok etkilemişti. Ancak, ladyler arasında gizliden gizliye bir rekabet de yok değildi. Hepsi bir fırsat kolluyordu. Zaman zaman birbirlerinin bölgelerine tecavüzlerde bulunuyorlardı. En sonuncusunda lady Laetita, lady Teuta'nın bölgesinde bulunan köleleri ele geçirmişti. Bu tür saldırılar, güvensizlik ortamı doğmasına yol açmıştı.
Birkaç gün sonra ladyler maiyetleriyle birlikte saraya ulaştılar.
Sarayda tüm hazırlıklar tamamlanmıştı. Sarayın hasodasında dinlenmeye çekilen kraliçe Beka, kölelerinin kendisine yaptıkları hizmetleriyle iyice rahatlamıştı. Havuzu çiçek özleriyle kokulandırılmış suyla doldurtmuştu. Bir süre yüzmüş, havuzun kenarında bulunan tahtına kurulmuştu. Ayaklarından sorumlu sadık iki bendesini huzuruna emretti. Tahtın ayakucu tam havuza denk geliyordu. Havuzda bulunan iki köle de kraliçenin ayaklarına sadece dillerini kullanarak masaj yapıyorlardı. Kraliçe kölelerin hizmetinden memnun kalmadığı durumlarda ayağının altında biçare duran kölenin başını suya sokuyordu. Zavallı köle bir süre bu durumda kalıyor, kraliçe merhamet gösterip ayağını çekince tabanlarına köle tarafından teşekkür öpücükleri konduruluyordu. Etrafında bulunan köleler kraliçenin etrafında pervane oluyorlar, her emrini yerine getirmek için emre amade bekliyorlardı.
Şüphesiz ülkenin en kudretli kadınıydı. Bu kadar çok köle tarafından kendisine hizmet edilen hiç kimse yoktu. Ladylerin malikanesi bile sarayın debdebesiye mukayese edilemezdi. O kadar çok kölesi vardı ki sarayın bahçesinde yürürken köleler yere serilir o da üzerlerine basarak geçerdi. Daha uzak mesafelere gitmek için kölelerin taşıdığı tahterevana binerdi. Saray içinde yürüdüğü zaman arkadan dizüstü durumda gelen iki kölesi bastığı yeri öperlerdi.
Bunca saltanatına karşın son zamanlarda meydana gelen çekişmeler kendisini çok huzursuz etmişti. Ladylerin durumuna acil bir çözüm bulmak için köklü bir değişikliğe gidecekti.
Kraliçe Beka, ladylerin ihanetinden usanmıştı. Ülkede yeni bir isyan çıkmaması için yeni düzenlemeler yapmak ve saltanatını sağlamlaştırmak istiyordu. Özellikle Lady Tabita'nın ihaneti büyük bir ders olmuştu.
Penthesilia'nın Achilleus tarafından öldürülmesinden sonra Nisseu birkaç ay kendine gelemedi. Sahibesinin öldürülmesinden dolayı çok sarsılmıştı. Bu süre zarfında İkonion'da kaldı. Bir yaz günü Kraliçe Beka'dan bir haber ulaştı. Kraliçe, Amazonia'ya gelmesini, eski başarılarının kendisi tarafından takdir edildiğini belirtiyordu. Bu emir üzerine Nisseu yola çıktı. 2 hafta süren uzun bir yolculuktan sonra Amazonia'ya vardı. Yalçın kayalar üzerinde tüm ihtişamıyla yükselen saraya yaklaştı. Atından iner inmez toprağı öperek kraliçeye olan bağlılığını sundu. Kendisine eşlik eden iki amazon kızı tarafından taht odasına alındı. Kraliçe, tahtında oturmaktaydı. Huzura giren Nisseu, tahtın önüne kadar dizleri üzerinde gitti. Kraliçe'nin sağ ayağı kuştüyü bir minder üzerindeydi. Başparmağında altın bir yüzük vardı. Nisseu, yere kapandı ve Kraliçenin ayağındaki yüzüğü saygıyla öptü.