Dört stajyer onun arkasında ayakta dikilmiş, adeta asker olmuşlardı. Odaya girer girmez ortama kimin hükmettiği anlaşılıyordu.
Göz teması kurmadan karşısındaki koltuğu işaret etti. Oturdum. Gözlerini hafifçe devirerek susadım demesiyle iki stajyerin sebile koşmak için hareketlenmesi ve birbirlerine çarpması bir oldu. İkisi de çarpmanın etkisiyle afalladı. Doktor Sanem ise rahat koltuğunda gülme krizine girmişti. İki kızı birbirine düşürmüş, tabiri aptal yerine koymuştu.
Kızlar suyu getirmek için mücadele ederken, Sanem elinde tuttuğu belgelerden birini yere düşürdü. Belgenin üzerinde kızlardan birinin ismi yazıyordu. Arkasındaki stajyerlerden biri kendi isminin yazılı olduğunu görür görmez almak için yere eğildi. Fakat belge çoktan Sanem'in ayağının dibine düşmüş ve üzerine basılmıştı!
Artık alabilmek için eğilmek yetmeyecekti ve kız teslim olup dizlerini yere bıraktı, emekleme pozisyonu aldı ve alabilmek için harekete geçti.
Doktor Sanem kahkahalarla gülüyordu:
'Çok eğlenceli, devam et'
'Almak için biraz daha çabalamalısın'
'Hadi, yapabilirsin'
'Tüh, çok yaklaşmıştın'
Doktor topuğunun üzerinde ayağının ucunu havaya kaldırıyor, kız tam almak üzereyken ayağını yere basıyordu ve kağıdı almak imkansız hale geliyordu. Sanem karnını tuta tuta gülerken kız bir yumağı yakalamaya çalışan yavru kedi gibi çırpınıyordu.
Özel üniversitede okuyan, zengin, hatta kendisinden çirkin hemcinsleriyle alay eden havalı bir kız için bu duruma düşmek onur kırıcıydı. Sanem tarafından emekletilmiş, tüm alaycı sözlerini yutmak zorunda kalmış adeta onun attığı kemiği yakalayıp getirmeye çalışan bir yavru köpek konumuna düşmüştü.
Bu sırada diğer kızlar da döndüler, Sanem suyu getirmeyi başaran kıza göz kırparak ' bunu artı puan olarak hanene yazıyorum' dedi.
Doktor Sanem birkaç ayak hareketi daha yaparak dört ayak üzerinde duran kızın tüm gücünü kırdı, pes ettirdi. Kız ağlamaklı iki elini Sanem'in ayakkabısının sağına ve soluna yerleştirdi. Ve ağır hareketlerle alnını ayakkabısının dibine yapıştırdı. Artık mücadele etmekten vazgeçmişti, sadece Sanem'den merhamet dileniyordu.
Sanem ayağını iyice kızın yüzünün yanına yerleştirdi ve bir süre yukarıdan onu izledi. Şefkat ve acımayla kafasını okşadı:
'Kalkabilirsin artık. İyi güldüm sayende, aferin'
Ayağını kaldırdığında kağıdın üzerinde '38 Gucci' yazıyordu.
Kız ağlamaklı bir şekilde hocam benim için bu kağıdın ne kadar değerli olduğunu biliyordunuz dedi.
Doktor Sanem alay etmeye devam etti:
'Bu kağıt basmadan önce beş para etmezdi, ayağımla onu şereflendirdim. Minnettar olmalısın'...