İstanbul’un iyi bir semtinde güzel bir evi vardı. Eşinden ayrıldığı için yalnız yaşıyordu. Eve girer girmez önce çizmelerini bana çıkarttı. Ardından salona geçip birer kadeh daha şarap koyduk. Bana halen Bar’da tanıştığı çocuktan bahsediyordu, benimle sanki bir kızla sohbet eder gibi, bana erkek değilmişim gibi davranması garibime gidiyordu. “Adam beni orada sikecekti, sende salak salak yanımda oturuyorsun!” deyip kahkaha attı ve “Aslında seni kuzenim değil de köpeğim diye tanıştırcaktım!” diye de ekledi. Ben de “Tanıştırsaydınız o zaman!” diyerek güldüm. “Daha köpeğim olmadın!” diyerek ayağını yüzüme doğru uzattı. O an içimdeki itaat duygusu kabardı ve ayağını koklamaya başladım. Ayağını indirerek yere doğru uzattı, ben de peşinden köpek gibi dört ayak üzerinde yerde ayağını koklamaya başladım. “Aferim köpek, senin boyun çok uzun ve büyüksün, ama senin adın Fino olsun bundan sonra!” dedi. Şarabını içerken dakikalarca ayaklarını koklalatıp yalattı. Saçlarımdan çekerek yanağımı hafif sertlikte tokat atar gibi okşadı ve “Uslu bir köpek olmazsan yanağını kızartmak zorunda kalırım, o yüzden iyi hizmet et, tamam mı!” dedi. Sadece, “Evet Buse hanım!” diyebildim. Ben ayağını yalarken bana hakaret ediyor, küfür ediyordu. “Siz erkekleri köle, köpek yapmak lazım, yoksa götünüz kalkıyor kendinizi bir şey sanıyorsunuz!” dediğinde, ayrıldığı eşinin intikamını benden mi alacak diye düşündüm.
“Aferin pezevenk köpek, iyi yalarsan belki götümü de yalatırım sana!” dedi. O an buna çok sevinmiştim, ayağını daha isterik bir şekilde yalamaya devam ettim. Buse hanım bunu hissedince güldü ve üzerimdekileri çıkarıp sadece Boxer ile kalmamı emretti. Bunun için ayağa kalkmaya çalışırken yanağıma sert bir tokat yedim. Eliyle yeri gösterip, “Sen hiç iki ayaklı köpek gördün mü?” dedi. Dediğini yaptım ve tekrar ayaklarını koklamaya başladım. “Sen bekle!” deyip içeriden tasma getirip boynuma taktı, “Bunları senin için aldım!” dedi, ben de ayağını öpüp teşekkür ettim. Beni tasma ile evin içerisinde bir süre gezdirdi. Tuvalete giderken bile beni yanında götürdü. O çişini yaparken bana ayaklarını yalattı. Kafamı kaldırmama izin vermediği için amını göremedim bile. O gece beni köpek gibi kullandı, kalçamı ve sırtımı kızarana kadar kırbaçladı, hakaret etti ve tokatladı. Salonda hazırladığı yer yatağını göstererek, “Burası senin yuvan!” dedi. Bir kasenin içerisine su doldurup yatağın başına koydu, “Suyunu da burdan içersin!” diyerek kahkahalarla güldü. Amacı beni aşağılayıp daha sadık hale getirmekti.
“Ama bu gün için ödülünü unutmadım!” diyerek, yer yatağına sırt üstü uzanıp ayaklarını yukarıya kaldırdı ve göt deliğini açarak, “Hadi kokla!” dedi. Ben yaklaşıp göt deliğini koklamaya başladım. Birkaç dakika sonra, “Tamam yeter, yala ve temizle şimdi!” dedi. Ben bu ödülün tadını çıkartıyor, teşekkür etmek için göt deliğini daha bir iştahla yalıyordum. Diğer taraftan, kadınlığının kokusunu hissedip yalayamamakta beni çıldırtmıştı. Cesaret edip kadınlığını yaladığımda, saçımdan çekip tokadı yapıştırdı, “Sana götümü yala dediysem, götümü yalayacaksın! Daha orasını haketmedin!” dedi. Onun da çok istediğini biliyorudum, ama bir köpeğin eğitilmesi kolay değildi. Gece boyu sertleşmiş sikimle öylece yatakta uyudum. Anlaşılan erkeklere ve özellikle eski eşine olan bu kızgınlığını, beni iyi bir köpek yaparak üzerinden atacaktı.
Sabah Buse hanımın tekmesi ile uyandım. “Uyan köpek! Seninle işimiz var bu gün!” diyerek boynumdaki tasmayı çekip tuvalete götürdü. Klozete oturup işemeye başladı. Bu sırada bu gün neler yapacağımızın planını anlatıyordu, “Önce sana birkaç kıyafet almalıyız. Akşam sana biraz bakım yapıcam. Misafirlerimizin yanında köpeğim bakımlı olmalı!” diyordu. İşemesi bitmişti. Beni başkalarının yanında bu şekilde kullanacağı için tedirgin olmuştum. Ama içimdeki merak duygusuna yenik düşmüş, itiraz edemiyordum. “Şimdi ayağa kalkıp duş al hazırlan! Bu iki gün misafirlerimiz gelecek, onların yanında sevgilim olacaksın!” dediğinde içim rahatlamıştı. Hazırlandım giyindim. Ben kendisinden izin isteyip evime eşyalarımı almaya giderken, Buse hanım da benim için alışverişe çıkmıştı. Saat 4 gibi Levent Metro çıkışında buluşuk. Elindeki poşetleri alıp evine doğru yola çıktık.
Evde tekrar çizmelerini çıkarttım. Salonda kanepenin önüne dört ayak pozisyonunda durdum. Ayaklarını uzatıp dinleniyordu. “Sana çok güzel şeyler aldım. Arkadaşlarımın yanında beni rezil etme. Yoksa yarın sana yapacağımı bilirim. Ne dersem yapacaksın, itiraz etmeye kalkma!” dedi. Ben de, “Emredersiniz Buse Hanım!” diyebildim. Buse hanım eski kocasının kendisini gelen arkadaşlarının yanında dövdüğünden bahsetti. Bu olaydan sonra hemen mahkemeye başvurmuş ayrılmış. Anlaşılan şimdi bir erkeğe hakimiyet kurduğunu arkadaşlarının yanında ispat etmek istiyordu. Bu sırada sert bir tokat yedim, “Ben peşinen vurayım da, sonra beni zor durumda bırakma!” deyip tasmamdan çekti. Önce banyoya geçtik, zaten az olan vücudumdaki kılları aldık. Göğsümden göt deliğime kadar her yerim parlamıştı. Yatak odasına geçtiğimizde bana aldıklarını gösterdi. 2 tane Hizmetçi önlüğü, 2 adet erkek G-String Tanga, göğsü yarıya kadar açık beyaz bir Body, file şeklinde askılı siyah bir Body ve bir Fular.
Ben inanılmaz şaşırmıştım, “Bunlar nedir?” dediğimde, “Eski eşim moçonun, hayvanın tekiydi, bu gün yanımda yumuşaklar gibi davranacaksın, seni onların yanında ezecem bana itaat edeceksin! Tamam mı ibne?” dedi. Ben şok olmuştum, bunu yapamazdım, itiraz ettim, ilk defa karşı gelmiştim. Tokat atıp, “O zaman siktir git evimden! Bir daha arama!” dedi. O an duraksadım, beni etkileyen bu kadını silip atamazdım. Hiç bir şey söylemedim, başımı önüme eğdiğimde anlamıştı, yanıma gelip yanağımı sıktı, “Aferim ibne, şimdi bunları giy!” dedi. Altıma kırmızı G-String Tangayı giyip, üzerine düşük bel kotumu giydim, üzerime de yeni aldığı beyaz Bodyi. Arkama geçip G-Stringimi iyice yukarı çekti. İçimde garip duygular oluşmuştu. Yıllardır birlikte olduğum kızlar beni bu şekilde görseler sanırım şok olurlardı.
Saat 8 gibi Buse hanımın arkadaşları geldi. Gelen 3 bayan olduğu için sevinmiştim. En azından bir erkeğin yanında aşağılanmayacaktım. İçeri girdiklerinde tek tek tanıştık. Buse hanım beni sevgilisi olarak takdim etti. Yan yana oturmuş sarmaş dolaştık. Buse hanım beni şarap koymam için içeri yolladı. Bu sırada bayanlar, “Nerden buldun bu çıtırı, çok tatlıymış!” filan diye konuşuyorlardı. İçeri girip tek tek şaraplarını dağıttım. Ardından Buse hanım misafirlere terlik getirmemi istedi. Terlikleri almak için yere eğilirkin arkamdan giydiğim tanga meydana çıktı. O sırada bir gülüşme oldu. Arkama bakamadım. Terlikleri verdiğimde misafirlerimizin bakışlarının değiştiğini farkettim. “Ay ben çok sevdim bu çocuğu!” dedi bir tanesi.
Gün boyu onlara hizmet ettim. Çok eğlenceli geçiyordu, benim yanımda her konuda konuşuyorlardı, cinsellikten, erkeklerden… İyice sarhoş olmuşlardı. Buse hanım kızıp, “Böyle hizmet mi edilir? Git Hizmetçi kıyafetlerini giy gel!” dedi. İçeri geçip pantolonumu çıkarttım üstüme aldığı siyah fileli Body’i giydim, aynı zamanda Hizmetçi önlüğünü taktım. Buse hanım “Bunlara böyle ibne, köpek muamelesi yapacaksın, ezeceksin ki senin kölen olsunlar!” diye anlatıyordu arkadaşlarına. Kıçım açıkta, sadece G-String vardı. İçeri girdiğimde bir çığlık attılar. Kahkahalarla gülüyorlardı. Erkeksi tavırlarımın yanında böyle giyinmiş olmam Buse hanımı memnun etmişti. Ben de eğlenceye ayak uydurdum. Gece boyu onları eğlendirdim. Kah dans ettim, kah hizmet ettim. İçtiklerine masa bile oldum.
Gece misafirlerimiz evlerine giderken Buse hanımın yüzündeki memnuniyet gecenin güzel geçtiğinin bir ifadesiydi. Buse hanım yanağımı sıkarak, “Aferim ibne, 5 dakika sonra odamda ol!” diyerek yatak odasına geçti. İçeri girdiğimde sexy iççamaşırlarıyla yatakta uzandığını gördüm. Sonra salondaki yer yatağını kastederek, “Şimdi siktir git kulübene, ya da istersen bütün gece göt deliğimi koklayarak uyursun!” dediğinde, onun yanında kalmayı tercih ettim. O uyuyana kadar götünü kokladım.