Bölüm 12
İbrahim kapıyı açtı ve odaya girdi. Soyundu fakat boxerı çıkarmamıştı ayakları bağladı ve göz bandını göze takmıştı. Ayakta, gözler bağlı ve eller arkada şekilde beklemeye başladı. 15 20 dakika böyle beklemekle geçti. Daha sonra topuklu ayakkabı sesleri duydu. Tık tık tık tık tık tık.... Her tık sesini duyunca daha fazla heyecanlanıyordu kalbi daha hızlı atıyordu. Kapı açılma sesi duymuştu. Ancak etrafı simsiyah görüyordu çünkü gözü bağlıydı. "Elleri kaldır" diye ses duydu. Bu Sema'nın sesiydi. Denileni yaptı ve kaldırdı. Sema elleri de bağladı. Artık elleri ayakları ve gözleri bağlı İbrahim'in karşısında 3 tane kadın vardı. İbrahim görmese de tahmin ediyordu.
İbrahim önce yine vücuduna düşen ılık damlaları hissetti. Evet yine yanmış mum dökmeye başlamıştı. Ancak Sema mı döküyor yoksa arkadaşları mı bilmiyordu. Ilık damlalar yavaş yavaş artmaya başladı ayrıca daha sıcak hissetmeye başlamıştı İbrahim. Aniden "ah" diye inledi ve kıvranmaya başladı İbrahim. Bunu gördükten sonra 3 kızdan da gülme sesleri yükseldi. Nazlı, Sema ve Gizem'e dönerek "Aa bunun ağzını bantlamayı unutmuşuz" dedi. Bunun üzerine Sema "hayır unutmadım ama zaten duvarlar kalın ses pek iletilmiyor dışarı onun inlemesi bağırması benim keyiflenmeme sebep oluyor. O sebeple bağlamadım" dedi. Bu konuşma üzerine Gizem "Sema dediğin kadar varmış hemen bağırdı daha acı eşiği düşük bunun" dedi. Sema cevap olarak "daha yeni demiştim ya size zamanla alışır diye düşünüyorum" dedi. Gizem sinsi gülüş atarak "alışmazsa ne yapacağını tahmin ediyorum" dedi bunun üzerine kızlar güldü ve Sema "şşş gözleri bağlı, kulağı bağlı değil ses etme" dedi. İbrahim bunun üzerine endişelendi ancak çok üstünde durmadı zira acı çekiyordu.
Sema İbrahim'e yaklaştı ve göz bandını çözdü. İbrahim afallamıştı. O alt katta oturan kadınlara ne olmuştu. Sema'yı daha önce o halde gördüğü için çok şaşırmasa da Gizem ve Nazlı da deri kıyafetler içinde at kuyruklu saçları ve deri botlarla yabancı filmlerdeki ajanlara benziyorlardı. Sema, İbrahim ile konuşmadan kırbaç aldı eline. Önce hanginiz kırbaçlasın diye sordu. İkisi de ben diye cevapladı. Bunun üzerine Sema İbrahim'e yöneltti soruyu ve alaycı şekilde "İbrahim hangi hanın kırbaçlasın seni?" diye sordu. İbrahim Sema'nın dalga geçtiğini anlayıp cevap vermeyip yere bakmıştı.
Gizem ve Nazlı karşı karşıya geçmişti aynı şişe çevirmecedeki gibi Sema kırbacı çevirdi. Kırbaçın elle tutulan kısmı Gizem'in önündeydi. Gizem kırbacı aldı ve İbrahim'in göğüs uçlarını hedef alarak savurdu. Kırbacın ucu, İbrahim'in göğüs ucuna isabet etti. Bu sırada o acıyla birlikte İbrahim bağırmıştı. Aaaaah diyerek acıyı hazmetmeye çalışıyordu sanki. Nazlı yüzünü buruşturdu. İbrahim'in çok bağırması Nazlı'nın rahatsız olmasına sebep olmuştu. Sema, Nazlı'nın ifadesinden anladı ve top ile İbrahim' in ağzını bağladı. Gizem vurdukça vuruyor hassas noktaları hedef alıyordu. Göğüs uçları, koltuk altları göbek deliği ve baldırların iç kısmı... Gizem bu işte profesyoneldi...
İbrahim'in ağzında ses çıkmıyordu. İnlemeler çıkıyordu. Ama bolca göz yaşı süzülüyordu gözlerden yanaklara doğru. Gizem stres atmış sıra Nazlıdaydı. Nazlı kırbacı aldı ama sonra vazgeçti. Bu olay kısa da olsa İbrahim sevinmesine sebep olmuştu. Ancak Nazlı metal mandalları almıştı. 5 mandal ip ile bağlı idi bu şekilde 4 set vardı. İki seti sıra sıra göğüslere iki seti sağ ve sol koltukaltlarına bağlamıştı. İbrahim merak ediyordu. Nazlı önce sağ koltukaltındaki iple bağlı 5 mandalı aniden çekti. İbrahim acıdan tekrar kıvrandı. bunu sıra sıra diğer bölgelere de yaptı Nazlı. Farklı bölgeleri sıkıştırıp sıkıştırıp çekiyordu. En son 4 seti aynı andan çektiği zaman artık İbrahim pek hareket etmiyordu kıvranmıyordu. Kızlar odadan ayrılırken İbrahim yorgun, acı çekmiş vaziyette adeta sallanıyordu.
Kızlar üstlerini değiştirerek kapıya yöneldiler. Sema kızları yolcu ederek İbrahim'in yanına zindana çıktı. Şöyle tepeden tırnağa baktı. Kırbaç ile dürttü. Ancak İbrahim pek fazla tepki vermedi. Kafasını zor kaldırarak gözyaşları yanaklarda kurumuş göz altları kızarmış şekilde Sema'ya baktı. Sema, İbrahim'e doğru el uzattı ve yanağı okşadı. Gülümsedi Sema "Bu kadarını tahmin etmiyordun değil mi? Açıkcası yeni olduğunu söylememe rağmen sanırım beni pek takmadılar ben de bu kadarını tahmin etmiyordum." dedi. İbrahim şaşkınlık içerisinde Sema hem böyle sadist hem de böyle sevecen nasıl oluyordu. İbrahim Semadaki gözlere ve denilenlere odaklanmıştı. Sema adeta okşuyor ve seviyordu İbrahim'i. İbrahim'in içten içte etkilenmesine sebep oluyordu o gözler tatlı konuşmalar. Acı çektiği sırada öfkelense de bu andan sonra öfkesi geçmiş daha sakin olmuştu. Hatta odaya girmeden önceki halinden daha sakin durumdaydı. Ama adım atmalık hali pek yoktu. Sema odadan çıktı bahçıvan aşçı ve hizmetçiyi çağırdı. Bahçıvan ve aşçı İbrahim'i yatak odasına taşıdılar. Daha sonra Sema hizmetçiye dönerek "yarın yataktan kalkmasın dinlensin. Sen de onunla ilgilen. Sonra akşam ben işten döndüğümde onunla konuşmayı düşündüğüm konular var." dedi ve yattı.
Ertesi gün sabah İbrahim zaten uyanmadı. Öğlene doğru uyandığında hizmetçi başındaydı. Olanları anlattı ve İbrahim Sema'yı beklemeye başladı. İbrahim, Sema'nın kendisi ile ne konuşmayı düşündüğünü merak ediyordu.