Merhaba Sinem Hanım.,
30'lu yaşlarımda hayatımda ilk defa sizin gönderinize cevap vermek için bir BDSM sitesinde profil oluşturdum. Çocukluğumdan beri hep içimde güzel ve güçlü kadınlara karşı bir itaat dürtüsü var. Geceleri uykuya dalmadan önce zihnim mutlaka böyle bir karakterin zekasıyla beni istediklerini yapmaya mecbur bıraktığı, özgürlüğümü elimden aldığı, biraz acı biraz korku ile beni yönettiği ve nihayetinde egomu kırıp koşulsuz itaat etmemi sağladığı sahneleri üretir durur. İçinde yaşadığımız toplumun tabularının bu duyguları açığa vurmaya müsait olmadığını düşündüğüm için de şu ana kadar kimseye kendimi açmadım. Eğer benimle birşeyler paylaşırsanız ilk ve tek sahibim olacaksınız. Bu tecrübesiz olduğum anlamına gelmez elbette. Özellikle Avrupa ve Amerika'daki BDSM kültürüyle yakından ilgileniyorum. İnsan beyninin üretebildiği, bu fanteziye dair okumadığım yazı, fikir sahibi olmadığım uygulama çok azdır.
Öncelikle belirtmek isterim ki bu duyguların ticaretinin yapılmasını doğru ve samimi bulmuyorum. Maddi karşılık ön koşuluyla başlanan bu tarz bir iletişimde dominant olması gereken tarafın rol yaptığı hemen anlaşılır. Elbette paylaşımın bir noktasında dominant taraf zihinsel ve duygusal bir hakimiyet kurduktan sonra belirli ölçülerde maddi menfaat de sağlayabilir ancak daha ilk görüşmede böyle bir kaygıya sahip olunması tüm hissiyatı yok eder kanaatindeyim. Her iki taraf için de öncelikli amaç duygusal tatmin olmalı. Dominant taraf bu durumdan itaatkâr taraftan çok daha fazla zevk almalı.
Domination denince nedense çoğu kadının aklına ucuz hakaretler geliyor. Benim hayal dünyamdaki karakter ise kötü kelime kullanmayacak kadar elegant, saygın, zeki ve iyi eğitimli. Ne istediğini bilen ve bunu almak için en güçlü silahları şeytani aklı ve arzuları ateşleyen birgüzelliği olmalı. Kendisine duyulan arzuyu karşı tarafı manüpüle etmekten, zihninin koridorlarında dolaşmaktan, adeta tavşana uzatılan bir havuç gibi kullanmaktan çekilmemeli. Benim hangi zevke ne kadar ulaşabileceğime karar verecek kadar üzerimde hakimiyet kurabilmeli, elinde tuttuğu bu karar verebilme gücüyle hayal dünyamı ve arzularımı azar azar tatmin etmeme izin vererek beni elinde ve itaatkar tutmalı...
Herkes hayatını güven, zevk ve mutluluk içinde geçirmek ister. Hayatındaki bu duygularını ve özgürlüğünü şeytani zekaya sahip güzel bir kadının acımasız ellerine rehin bırakan kişinin ödeyeceği bedel elbette koşulsuz itaat olmalı.
Bana hakimiyet kuracak kadının ses tonu, kurduğu cümleler, jest ve mimikleri ve tüm benliğiyle itaat isteği uyandırırken; itaat etmediğim zaman boyun eğdirecek gücünü hakkımda bildikleri, korkularım ve kendisine duyduğum saygıdan almalı.
İtaatkâr hissettiğimde duruşuna, karakterine, güzelliğine;
itaatkâr hissetmediğimde de şeytani zekasına ve bana çektirmekten zevk alacağı acıya boyun eğip itaat etmek zorunda olmalıyım. İtaat ettiğim sürece güvende olmalı; itaat etmezsem kaçacak delik arayıp bulamamalıyım. Hangi zevki ve hangi acıyı ne zaman ve ne kadar tadacağıma karar veren bu kişi davranışlarıma göre isterse zevk vermeli isterse bu zevklerden dilediği kadar mahrum edip dilediği kadar acı vermeli. İtaat edilmekten zevk aldığı gibi itaatsizliği cezalandırmaktan da zevk almalı. Kısacık bir zevk veya cezadan biraz olsun kurtulmak için yalvarttıktan sonra kendi egosunun tatmini için reddetmeyi bilmeli.
Kan, kalıcı izler, vücut sıvıları vb şeyler tamamen ilgi alanımın dışında kalıyor. Buna rağmen diz çökmek gibi itaat ve teslimiyet gösteren şeylere elbette açığım. Ben daha çok duyguların peşindeyim. Aradığım şey aşağılanmak, hakaret edilmek, pisliğe gömülmek değil; huzuru, sükuneti, güvenliği ve en çok da izin verildiği ölçüde zevki ve mutluluğu itaatte bulmak. Hakaret etmek, aşağılamak, pislik pislik şeyler yapmak elegant bir kadına yakışmayacağı gibi bu muameleleri kabul edecek köleyi de yakınında tutmamalı diye düşünüyorum.
Bilgisayar oyunları ve arabalar benim de oldukça ilgimi çeker. Dominant karakteriniz haricinde de birşeyler paylaşmak isterseniz bu konuda da uyum sağlayabilirim.
Sınırlara gelince herkes sağlıklı bir paylaşım için her iki tarafın da rıza gösterdiği sınırlar içinde kalınması gerektiğini söylüyor ama gerçek bir his ve deneyim için bence dominant taraf itaatkar tarafın sınırlarını yıkıcı olmadan ve paylaşımın uzun ömürlü olmasını engellemeden zorlayabilir. Eğer sizi mutlu edecekse ve paylaşımınızın devamına veya gizliliğine mani olmayacaksa neden kölenizin sınırlarına %100 bağlı kalasınız ki? O zaman siz dominant taraf değil kendine çizilen sınırlara itaat eden taraf olursunuz. Elbette bu sınırları zorlarken sonuçları görüp karar verebilecek yeterlilikte olunması gerekir.
İlginizi çekebilmeyi umarak dönüşünüzü bekleyeceğim. Yazımı yorumlarsanız ayrıca mutlu olurum.
Saygılarımla...
@SinemHnm