Gözde, son kurallarını salonun ortasına birer ferman gibi bıraktıktan sonra bacaklarını hafifçe uzattı. Yerde, alınları parkeye yapışmış şekilde bekleyen iki kadının üzerindeki o ezici, mutlak otoritesinin sarsılmaz bir dengeye oturduğunu hissediyordu. Bu ev, artık İstanbul’un göbeğinde dış dünyaya tamamen kapalı, kuralları bizzat kendisi tarafından yazılmış kusursuz bir krallıktı.
"Şimdi ayağa kalkın," dedi Gözde, sesindeki o mesafeli asaletle. "Bugün cuma. Yani yeni anayasanın ilk infaz günü. Raporlama ve arınma saatiniz geldi."
Cuma Akşamı Ritüeli: İlk Resmi Sıradayağı
Elif ve Yıldız, aldıkları emirle birlikte saniyeler içinde doğruldular. İkisinin de kalbi göğüs kafesini zorluyordu. Yıldız, bir haftadır yaşadığı o "ignore" edilme sürecinin, ağzındaki o çorapla verdiği sessiz mücadelenin ve akşamları Gözde'nin ayakkabılarının altını temizlerken hissettiği o derin uysallığın nihayet bu tokatlarla mühürleneceğini biliyordu.
Yan yana, halının tam ortasında diz çöktüler. Başları her zamanki gibi önde, elleri dizlerinin üzerinde birleşmişti.
Gözde yavaşça oturduğu deri koltuktan kalktı. İpek sabahlığının etekleri parkede asil bir hışırtıyla süzülürken, önce baş hizmetkarı Elif’in önünde durdu. Elif, Hanım’ının kokusunu bu kadar yakından hissettiği an gözlerini büyük bir sadakatle kapattı, yüzünü hafifçe yukarı kaldırdı.
Çat! Çat!
Gözde, elinin içiyle ve dönüşünde elinin tersiyle Elif’in yanağına o standartlaşan, ölçülü ama son derece sert tokatlarını indirdi. Elif, yüzündeki o sızıyla birlikte derin bir nefes alarak başını tekrar saygıyla öne eğdi: "Minnettarım Hanımım..." diye fısıldadı.
Gözde hiç vakit kaybetmeden bir adım yana kaydı ve bu kez hedefinde holding yöneticisi Yıldız vardı. Yıldız, yanaklarına patlayacak o darbeyi beklerken heyecandan hafifçe titriyordu. Gözde, Yıldız’ın o geçmişteki kibrini, yalanlarını ve arkasından çevirdiği işleri hatırlatır gibi bu kez biraz daha kararlı, biraz daha keskin vurdu.
ÇAT! ÇAT!
Salonun duvarlarında yankılanan o sert sesle birlikte Yıldız’ın başı yana savruldu. Yüzüklerin tenini hafifçe çizdiği o sızı, yanaklarından aşağı yayılan o alev alev yanma hissi, Yıldız’ın içindeki o uysal ruhu adeta arşa çıkardı. Gözde ona öyle bir sertlikle vurmuştu ki, Yıldız bu darbenin etkisiyle içindeki tüm o kurumsal dünyanın stresinden, sahte egolarından tamamen sıyrıldığını hissetti.
Kuralların İlk Uygulaması
Gözde, attığı tokatkardan sonra elini yavaşça indirdi. İki kadının da yanakları simetrik bir şekilde kızarmış, nefesleri hızlanmıştı.
"Güzel," dedi Gözde, tepelerinde sarsılmaz bir kule gibi dikilerek. "İlk haftalık arınmanızı tamamladınız. Şimdi kuralların ilk uygulamasına geçiyoruz. Elif, spor çoraplarımdan birini getir."
Elif, yanaklarındaki sızının verdiği o gururlu itaatle hemen doğruldu, çamaşır odasına gidip Gözde’nin temiz, pamuklu spor çoraplarından birini getirdi. Yıldız’ın önünde diz çöktü. Yıldız, Gözde’nin gözlerinin içine bakma hadsizliğine düşmeden, başı yerde, büyük bir uysallıkla ağzını açtı. Elif, çorabı Yıldız’ın ağzına sıkıca, milimetrik bir profesyonellikle tıkadı.
Yıldız, ağzındaki o yoğun dokuyla tekrar mutlak sessizliğe gömülürken, içindeki o teslimiyet hazzı en üst noktaya ulaştı. Artık konuşamayan, sadece burnundan nefes alan, Gözde'nin evindeki o görünmez, sessiz gölgeye dönüşmüştü.
Geceye Doğru
Gözde, elindeki kadehiyle tekrar koltuğuna çekilirken, Elif’e son direktifini verdi:
"Yıldız banyoları ve mutfak tezgahlarını dezenfekte etmeye başlasın. Sen de benim akşam masamı hazırla. İşiniz bittiğinde, ben yukarı çıkana kadar ikiniz de çamaşır odasında sessizce bekleyeceksiniz. Gözüme tek bir saniye bile gözükmeyeceksiniz."
Ağzında çorabıyla eline cif ve temizlik bezini alan Yıldız, Elif’in gösterdiği banyoya doğru dizlerinin üzerinde emekler gibi saygıyla ilerlerken; Elif de Hanım’ının akşamı için masayı kurmaya koyuldu. Yanaklarındaki o cuma tokadının sıcaklığı ve evdeki bu kusursuz, sert hiyerarşiyle, iki kadın da hayatlarının en huzurlu ve en itaatkar gecesine doğru adım atıyorlardı. Gözde ise tahtında, bu kusursuz düzenin mimarı olarak şarabından asil bir yudum daha aldı.