17 - Yeni köle
Yarın sabah yengeme haber verip Ceydayı almaya gittim ve Ceydayı evinden aldıktan sonra yengemin evine gittik. Yol boyunca pek konuşmadık, Ceyda çok gergin duruyordu. Eve varana kadar Ceyda’nın titrediğini görebiliyordum. Yengemin kapısının önüne geldiğimizde Ceyda’nın elini tuttum ve sakin olması söyledim.
B: Sakin olabilirsin Ceyda. Yengem sana kaldıramayacağın hiçbir şey yapmaz. Hem, durmak istediğin an durur.
C: Tamam Berk, sadece ilk defa böyle bir şey yapıyorum. Yani, bir gece kafede tanıştığım çocuğun yengesinin evine gidiyorum köle olmaya.
B: Gergin olman konusunda bir şey diyemem ama sakin olmaya çalış. Yoksa yengem bir daha çağırmayabilir seni.
C: Gerçekten mi?
B: E yani. Yengemi zor ikna ettim zaten seni denemesi için. Elinden geldiğince emirlere uy ve karşı çıkmamaya çalış.
C: T-tamam o zaman Berk.
Ceyda biraz sakinleyince kapıyı açtım ve içeri girdik. İçeri girdikten sonra dört ayak üstüne geçtim ve Ceyda çok şaşırdı. Fısıldayarak:
B: Evde böyle gezmemiz gerekiyor Ceyda. Yengem izin vermeden 2 ayak üstünde yürüyemeyiz. Aynı zamanda ben ona kraliçem diyorum ancak sen ona sahibem falan de.
C: T-Tamam Berk.
Ceyda üzerindeki şaşkınlığı atamıyordu ancak dediklerimi yapmaya çalışıyordu. Arkamdan gelmesini söyleyip içeri girdik ve önce ben yengeme doğru yöneldim. Yengemin önüne geldiğim zaman ayaklarına birer öpücük kondurdum ve alnımı ayaklarının üstüne koyup beklemeye başladım. Arkamda hâlâ 4 ayağının üzerinde bekleyen Ceyda vardı, eminim ki bizi şaşkınlıkla izliyordu. Yengem bir süre beni beklettikten sonra “çekilebilirsin” dedi ve başımı kaldırıp kenara çekildim. Yengemin yüzünde hafif bir gülümseme vardı, ancak bakışları deliciydi ve Ceyda üzerinde odaklanmıştı. Ceyda benim ve yengemin yüzü arasında gelip gidiyordu, ne yapacağını anlamaya çalışıyordu. Gözlerimle yengemin ayaklarını işaret ettim ve benim yaptıklarımı yapması gerektiğini anladı. Yengeme yaklaşık yavaşça eğildi ve öpmeden önce son kez benim onayımı alarak yengemin ayaklarını hafifçe öptü ancak kafasını kaldırıyordu. Yengem, Ceyda kafasını tam kaldıramadan bir ayağını hemen kaldırıp Ceydanın kafasını hızlıca tekrar diğer ayağının üstüne koydu.
N: Ceydacığım, yeni kölem, kalkmana izin verdim mi?
C: V-vermediniz sahibem, özür dilerim!
Ceydanın sesi çok ince ve tiz çıkmıştı ve yengem buna güldü.
N: Bugün yaptığın şeyleri göz ardı edebilirim, ancak 2. Kez çağrılma şansını kaybedersin haberin olsun. Berk var ya, benim soytarım, kırk takla atması bile yetmedi tebam altına girebilmesi için.
C: Anlıyorum sahibem, Berk bahsetmişti ba-
Yengem kafası hâlâ yerde olan Ceydaya ayağıyla tokat attı.
N: Konuşmana izin vermedim köle.
Ceyda bu sefer daha sessiz ve cılız bir sesle özür dilemişti.
N: Ne kadar işime yarayacağını merak ediyorum. Bugün görevin evimi temizlemek olacak. Soytarım sana neler yapılacağını anlatır. Gidebilirsiniz.
Yengem bizi odadan gönderdi. Dört ayak üzerinde Ceydayla süpürgenin olduğu odaya girdik ve Ceydaya anlatmaya başladım. Önce evin her yerini süpürecek ardından da yerleri sileceğini anlattım. Ceyda sadece başını salladı ve süpürgeyi alıp süpürmeye başladı. Süpürgenin çalışmaya başlamasıyla birlikte yengem seslenip beni yanına çağırdı. Dört ayak üzerinde odadan odaya gittim ve yengemin önünde durdum. Yengemin yüzünde tatmin bir gülümseme vardı.
N: Bu kızı bulmakta iyi etmişsin Berk. Kızın gözlerinden okunuyor, köle olmak için doğmuş resmen.
B: Beğenmene sevindim yenge. O zaman devam edecek misin Ceydayla?
N: Bakacağız dur bakalım. Kız becerebilecek mi beceremeyecek mi onu görelim önce. Senle bunları yaparken kendimi oyun oynuyor gibi hissediyorum ancak onu gördüğüm an içimde bir canavar büyüyor gibi oldum. Sen şimdi ayaklarımı yalamaya başla, kız seni gördükçe iştahlansın hahahaha.
Yengem güldükten sonra ayaklarını yüzüme uzattı ve bileklerinden tutarak ayaklarını yalamaya başladım. Ceyda arka taraflardan süpüre süpüre geliyordu ve en son içeri girdiğinde beni yengemin ayaklarını yalarken görmüştü. Yengemin bakışlarından gülmelerinden Ceydanın bizi iştahla izlediği anlayabiliyordum. Ceyda en son benim yerde oturduğum yere gelmişti süpürmek için ancak yengem kalkmama izin vermedi.
N: Ceydacığım biraz bekle, soytarım ayaklarıma daha doyamadı. Gördüğün gibi kocaman ayakların olduğu zaman yala yala bitmiyor ahahaha. Süpürgeyi kapat gürültü olmasın ama izlemeye devam et.
Ceyda başını sallayıp süpürgeyi kapattı ve bizi izlemeye devam etti. Ben ise yengemin ayaklarını afiyetle yalamaya devam ediyordum. Yaklaşık birkaç dakika daha yalattıktan sonra yengem ayaklarını çekti ve oturduğum yerden başa yere geçmemi emretti. Ben çekildikten sonra Ceyda süpürgeyi tekrar çalıştırıp oturduğum o ufak yeride süpürdü ve süpürgeyi topladı. Tam süpürgeyi alıp gidecekken yengem Ceydayı durdurdu ve yanına çağırdı.
N: Ayaklarım ıslak kaldı Ceydacığım. Onları bir kurula sana zahmet.
Ceydanı başını sallayıp diz çöktü ancak nasıl kurulayacağını bilemeden bir yengemin ayaklarına bir bana bakıp durdu, benden yönlendirme bekliyordu. Yengem ise bana bakarak gülümsüyordu ve kaş göz yaparak konuşmama izin verdi. Bende düşük bir sesle:
B: Ceyda saçını, kıyafetini yada elini kullan kurulamak için.
Ceyda dediğime çok şaşırmıştı, bir anlık bir tereddütün ardından yavaşça başını kaldırıp yengemin yüzüne baktı ve yengemden farklı bir cevap gelmeyince tekrar ayaklarına bakmaya başladı. Bir kıyafeti, bir saçı arasında gidip geliyordu gözleri. Yengem, Ceyda beklediğinden uzun süre tereddüt edince ayağını kaldırıp alnına vurdu.
N: Hayırdır köle? Beynini evde unutup mu geldin bugün? Sen karar veremiyorsan ben vereyim kararı, saçlarınla kurulayacaksın ayaklarımı. Başla.
Yengem, Ceyda tereddütte kaldığı zaman sertleşiyor ve Ceydayı kendi yönlendiriyordu. Ceyda sadece başını salladı ve uzun saçlarını sağından toplayıp sarkıttı ve yengemin ayaklarını saçlarıyla silmeye başladı. Hareketleri ağırdı, yengemin ilk baştan üzerine gitmesini beklemiyordu muhtemelen. Birkaç dakika boyunca yengemin ayaklarını kuruladıktan sonra yengemin izniyle süpürgeyi kaldırdı ve mopu alıp yerleri silmeye başladı. Bende o sırada yengeme içecek ve atıştırmalık hizmeti yapıyordum, gelip giderken koridorda karşılaşıyorduk. En son içeri dönerken Ceydanın kulağına eğildim ve fısıldadım.
B: Ceyda eğer fazla geliyorsa durabiliriz. Yengem sorun etmez, sen duralım dediğin anda sana bir anne gibi bakar tamam mı?
C: Durmak mı? Hayatımda daha önce bu kadar keyif almamıştım Berk. Çok teşekkür ederim sana.
Bunu söylerken gülümsüyordu ve ben de gülümsedim.
B: Keyif almana sevindim. O zaman görevlerimize devam edelim.
C: Sahibemizi mutlu etmeliyiz değil mi?
Ceydanın yanından ayrıldım ve yengeme hizmetimi tamamlayıp beklemeye başladım. O sırada ise Ceyda içeri girdi ve yerleri silip tekrar odadan çıktı ve eşyaları kaldırıp tekrar içeri geldi ve yengemin yanına diz çöküp beklemeye başladı.
N: Görevlerin bitti mi köle?
C: B-Bitti sahibem.
N: Soytarı, evi kontrol et ve iyi bir iş yapıp yapmadığını bana söyle. Ona göre yeni köleme ödül veya ceza vereceğim.
B: Emredersiniz kraliçem.
Ben odadan çıkarken yengem Ceydanın başını okşuyordu, Ceydanın yüzündeki gülümsemeyi görebiliyordum. Evi dört ayak üzerinde gezdim ve gerçekten güzel silip süpürmüştü Ceyda. Evin her yerinin iyi temizlendiğini doğruladıktan sonra tekrar yengemin yanına döndüm ve rapor verdim.
B: Çok iyi bir iş yapmış kraliçem.
N: Öyle mi? O zaman kölem bir ödülü haketti.
Yengem gülümseyerek söyledi ve bacak bacak üstüne atıp üstte kalan ayağını Ceyda’ya uzattı.
N: Ayağımı koklayabilirsin Ceydacığım. Sadece kokla.
Ceyda bunu duyduktan sonra resmen yüzü parladı ve yüzünde bir gülümsemeyle başını sallayıp yengemin ayağına yaklaştı ve koklamaya başladı. Ben sadece arkada onları izliyordum. Yengem arada bana bakıp gülümsüyordu ve ayağını Ceydaya koklatmaya devam ediyordu. Yengem birkaç dakika boyunca ayağını koklattıktan sonra ayağını Ceydanın yüzünden çekti.
N: Bugünlük bu kadar yeter Ceydacığım. Seni yakın zamanda tekrar bekliyor olacağım. Sen zaten soytarımla haberleşirsin o da bana söyler geleceğin zamanları. Bugün ilk günün olduğu için fazla üzerine gitmedim haberin olsun. Berk, banyodaki kirli sepetinden benim birkaç tane kirli çorabımı getir.
B: Emredersiniz kraliçem.
Banyoya gidip kirli sepetini biraz karıştırdım ve en ağır kokanları seçip geri döndüm. Yengem çorapları benden aldı ve Ceydanın yüzünün önünde salladı ve Ceydanın yüzü biraz ekşidi.
N: Bu kokuya alışman lazım Ceydacığım. Aç bakayım ağzını, önce bi güzel ıslatalım da hemen kurumasın ağzın.
Ceyda tereddütle beraber ağzını açtı ve yengem ağzında tükürük biriktirip hepsini Ceydanın ağzına akıttı.
N: Yutma sakın, tut ağzında.
Sonra yengem çorabının bir tekini ağzına soktu, diğerini de burnunun üzerine bıraktı.
N: Hem tat olarak hem de koku olarak beni ezberlenmeni istiyorum. Bekle biraz böyle.
Yengem Ceydayı o pozisyonda soktuktan sonra ayaklarını omuzlarına attı. Ceydanın zayıf yapısı yengemin ayaklarının ağırlığını taşımakta zorlanıyordu ancak yine de iyi dayanıyordu. Yengem Ceydayı o pozisyonda yaklaşık 10 dakika bekletti ve Ceyda iyice yorulmaya başlayınca ayaklarını çekti ve Ceydanın yüzündeki çorabı aldı.
N: Ağzındaki çorabı da çıkarabilirsin Ceydacığım. At cebine yada getirdiysen çantana, senin olsun artık o.
Ceyda ağzındaki çorabı biraz öğürerek çıkarttı ve çantası yanında olmadığı için eşofmanının cebine koydu.
N: Söyle bakalım Ceyda, kölem olmak istiyor musun? Sana bunlardan daha ağır şeyler yaptıracağımı aklında tut.
C: S-Sahibem-
N: Şimdi sahibe köleden çıktık Ceyda. İsmim Nur, belki Berk söylemeyi unutmuştur.
C: N-Nur hanım, ben köleniz olmaktan mutluluk ve onur duyarım. Bu benim içimden geliyor, a-ancak kendime daha önce birini bulamamıştım. Sizin gibi birisi yok. Beni köleniz olarak kabul ve köleniz olarak kullanırsanız sevinç duyarım.
Yengem gülümsedi.
N: O zaman kölem olarak devam edebilirsin Ceyda. Unutma, istediğin zaman bırakabilirsin bunları.
C: Biliyorum Nur hanım, her şey için teşekkür ederim.
N: Berk, Ceydayı evine bırak sonra geri gel.
B: Emredersiniz kraliçem.
C: Nur hanım bir şey sormak istiyorum, Berk sürekli mi köleniz? Size hep kraliçem diyor, siz olmasanız bile.
N: Berk kölem değil Ceydacığım, o benim soytarım. Sen ise kölesin. Aranızda fark var. Bunları zamanla öğrenirsin.
Ceyda ve yengem vedalaştı ve yengemin evinden çıktık. Ceydayı evine bıraktıktan sonra yengemin yanına geri döndüm ve klasik kraliçe soytarı günümüz yaşayıp akşama doğru eve geri döndüm.