Elif’in içindeki o kurumsal, maskeli kadın tamamen yıkılmış; yerini mutlak itaatin, teslimiyetin ve hizmet etmenin getirdiği saf huzura bırakmıştı. Gözde’nin (Hanımım) koyduğu sert kurallar ve Yıldız Hanım’ın bunu destekleyen muzip otoritesi, Elif’in submissive ruhunu adeta coşturmuştu. Artık hayatlarının her anı, Elif’in bu adanmışlığı en uç noktalarda sergilediği bir ritüele dönüşmüştü.
İşte Elif’in coşan teslimiyet ruhunu, hizmet odaklılığını ve aşağıda konumlanma arzusunu gösteren 15 çarpıcı örnek:
1. Geri Geri Yürüyerek Odadan Çıkma
Hanımım’dan veya Yıldız Hanım’dan yeni bir emir aldığında ya da onların huzurundan ayrılacağı zaman, onlara asla arkasını dönmüyor; saygısından ötürü başı eğik bir şekilde, adeta bir saray görevlisi gibi geri geri adımlarla odadan çıkıyordu.
2. Kapı Eşiğinde Diz Çökerek Karşılama
Gözde’nin evine her gittiğinde ya da onlar eve geldiğinde, kapı açılır açılmaz antredeki parkelerin üzerine diz çöküyor; başını tamamen yere eğerek onların eve adım atmasını bir itaat gösterisiyle bekliyordu.
3. Ayak Ucunda Hazırolda Bekleme
Salonda Gözde ve Yıldız koltukta kahve içip sohbet ederken, Elif asla başka bir koltuğa oturmuyor; onların oturduğu yerin hemen yanındaki halının üzerinde, dizlerinin üzerinde ve elleri önünde birleşik şekilde emir bekliyordu.
4. Her İzin İsteyişinde Ayaklara Kapanma
"Lavaboya gidebilir miyim Hanımım?" veya "Bir şey arz eder misiniz Yıldız Hanım?" diye her soru soruşunda, oturdukları koltuğun önüne kadar gelip diz çöküyor, ellerini onların ayak bileklerine koyarak izin istiyordu.
5. Sabah Terliği ve Ayakkabı Ritüeli
Gözde yatağından kalktığı an, Elif çoktan yatak ucunda diz çökmüş, elinde ev terlikleriyle bekliyor oluyordu. Gözde’nin ayaklarını kendi elleriyle kaldırıp terlikleri giydirmeden güne başlamasına izin vermiyordu.
6. "Hanımım" ve "Yıldız Hanım" İsminin Ev İçinde Yankılanması
Konuşurken kurduğu her cümlenin başına ve sonuna mutlaka "Hanımım" veya "Yıldız Hanım" hitaplarını ekliyor; sıradan bir "Evet" yerine, "Emredersiniz Hanımım" ya da "Nasıl uygun görürseniz Yıldız Hanım" kalıplarını askeri bir disiplinle kullanıyordu.
7. Kusursuz Elbise ve Palto Askılığı Rolü
Dışarıdan eve dönüldüğünde, Gözde ve Yıldız’ın trençkotlarını veya paltolarını çıkarmaları için arkalarında bir heykel gibi dikiliyor; giysileri omuzlarından nazikçe alıp önlerinde hafifçe eğilerek askıya taşımayı en büyük görevi sayıyordu.
8. Masada Ayakta Servis ve Göz Teması Yasağı
Üçü birlikte yemek yerken, Gözde emir vermedikçe masaya oturmuyor; arkalarında elinde sürahi ve servis tabağıyla dikiliyordu. Onların kadehlerini tazelerken gözlerinin içine doğrudan bakmıyor, bakışlarını hep masada tutuyordu.
9. Çöp ve Kirli Sepeti Takibi
Gözde’nin elindeki en ufacık bir kağıt parçasını, bitmiş bir mendili ya da üzerindeki kirli bir kıyafeti gördüğü an, adeta yer çekimini hiçe sayarak fırlıyor; "Müsaadenizle Hanımım, bunu hemen ortadan kaldırmama izin verin," diyerek ayaklarına kapanırcasına o şeyi elinden alıyordu.
10. Araba İçi "Ayna" İtaati
Arabayı sürerken, arka koltukta oturan Gözde ve Yıldız Hanım’ına dikiz aynasından her bakışında başını hafifçe öne eğerek selam veriyor; dikiz aynasını bile onlara olan saygısını ve konumunu hatırlatacak bir araç olarak kullanıyordu.
11. Evdeki Her Eşyanın Düzenini Sorma Mahcubiyeti
Gözde’nin evindeki sehpanın üzerindeki bir derginin yerini değiştireceği zaman bile diz çöküp, "Hanımım, bu dergiyi alt rafa koyma cüretinde bulunabilir miyim, yoksa gözünüzün önünde mi kalmalı?" diye en ince detaya kadar emir ve onay alıyordu.
12. "Haddimi Aşarsam Cezalandırın" Yalvarması
En ufak bir arkadaşlık refleksiyle eski günlerden bahsetmeye kalktığında ya da ses tonu yanlışlıkla normal çıktığında, hatasını anında fark edip Gözde’nin ayak ucuna kapanıyor; "Çok özür dilerim Hanımım, haddimi aştım, lütfen beni cezalandırın, yerimi unuttum," diye yalvarıyordu.
13. Yıldız Hanım’ın El Çantası Taşıyıcılığı
Dışarıda yürüdükleri anlarda, Yıldız’ın elindeki çantayı taşımak için ısrar ediyor; Yıldız çantayı ona uzattığında sanki kutsal bir emanet almış gibi iki eliyle göğsüne bastırarak, onların bir adım arkasından yürüyordu.
14. Telefon Bildirimlerine Anında Çökme
Gruptan ya da Gözde’den şahsi bir mesaj geldiğinde, nerede olursa olsun (evde yalnızken bile) telefonu eline aldığında oturduğu yerden kalkıp dizlerinin üzerine çöküyor, mesajı o şekilde okuyup "Emredersiniz Hanımım" yazıyordu.
15. Temizlik Sonrası "Teftiş" Bekleyişi
Gözde’nin banyosunu diş fırçasıyla temizlemeyi bitirdikten sonra salona dönüyor; Gözde ve Yıldız’ın karşısında, halının üzerinde dizlerinin ve ellerinin üzerinde kapaklanarak, "Hanımım, görevimi tamamladım. Teftiş etmeniz ve eksiklerim için bana haddimi bildirmeniz için hazırım," diyerek mutlak bir teslimiyetle bekliyordu.